Köyde çok derin bir hatıra duygusuyla kuşatılıyorum. Mazi sular seller gibi içime doluyor. Nice yaşanmışlıklar, anılar, hüzünler, sevinçler beni buluyor. Bu kadar şeyi yüreğim nasıl kaldırıyor, buna şaşıyorum doğrusu.
Köyde hatıraları hissettiğim zaman yaptığım en güzel şey bir köşede oturup saatlerce ve sessiz sedasız şu güzel memleketi dinlemek, anlamak ve hissetmektir.
Giderek derin bir hatıra duygusuyla birlikte geçmişte yaşadığımı düşünmeye başladım. Nedendir bilmem, mâzi bir ağırlık olup beni kendine çekiyor. Her şey insanda bir duygu hâlinde diriliyor. Bundan rahatsız değilim ancak çok derin duygular yaşıyorum. Tabii ki, bunda yaşanan hayal kırıklıkları, derin kederler, ayrılıklar, hüzünler de tesirli oldu.
Bir beklenti içine girmeden köyde yaşamak, düşünmek ve hayatımın muhasebesini yapmak geçiyor içimden. Dünyevî amaçlar uğrunda yorulmak yerine zamanı bütün boyutlarıyla düşünüp hissetmek istiyorum. Köy bu bedenin zuhur ettiği bir yer olduğu gibi duygularımın, fikrimin, anılarımın da yurdu. Bunu çok derinden hissediyorum.











