Birinin kötü biri olduğunu ispat etmeye çalışmanın bir insana vereceği zararın ucu bucağı yoktur. İnsan bilinmeyen bir âlemdir. Onda neyin olduğunu teşhis etmek zor bir iştir. Bu yüzden insanı tanımak da netameli bir meseledir.
İnsanın nefsi, iyi bir kopyalayıcıdır. Kendindeki kötülüğü nefis hep başkasında görür. Bu sebepten geleneksel eğitim sistemleri nefse yönelmişler ve onun düşmanca tutumunun topluma ve ferde nasıl zarar verdiği üzerinde durmuşlardır.
Söz, çoğu zaman şahitliğe dönüşür. Birini kötülerken, dedikodu yaparken olumsuzluğu ve kötülüğü bedava yere yüklenmiş olabiliriz.
Toplumdaki enerjinin ağırlaşması biraz bununla ilgilidir. Sözler, konuşmalar, muhabbetler genelde dedikodudan, faydasız sözlerden ibaret. Bugünün insanının konuşmaktan ziyade konuşmamaya, susmaya ihtiyacı var. Çünkü gide gide neyi konuşmamız gerektiğini de unuttuk sayılır.
Bence söz çok etkili bir şeydir ve insan lazım olmadıkça konuşmamak gerektiğini de öğrenmelidir.
İşin üzücü yanı ise konuşmanın toplumda genel olarak kötülüğü yaymak üzere kullanılıyor olmasıdır. TV'deki haberler bunun en çarpıcı örneğidir.
Sözler ve konuşmalar insana umut, sevgi, bilgi, huzur ve mutluluk vermeli. Yoksa bir insan neden konuşup durur ki!
Y. Şen










