Tartıştığım, kalbimi acıtan, beni yaralayan herkesi gönülden gelerek affedebilsem… Hayatımda bir müddet görev icabı bulunduklarına, sonra o görev bitince çekip gittiklerine kendimi ikna edebilsem… Yaralarımın böyle iyileşebileceğini biliyorum. Çünkü affedebilmek gibi tesirli çok az derman vardır.
Her kırgınlık içeride bir yara gibi taşınır. Affedemeyenlerin yaraları daima taze kalır.
Dünya bazen insana çok fazla yük yüklüyor. Bunların çoğu da insan ilişkileri içinde kendini gösteriyor. Fakat bir yerden sonra yükü, kederleri, hüzünleri salmak lazım. Bunun en temeli de affetmeyi ve unutmayı bilmekten geçiyor.
İnsan bir an, içindeki hüzünlere baksa belki bir yerlerde affedemediği kimselerin acısını bulur. Allah, insana affedebilmeyi nasip etsin. Bize zarar veren kimselere verebileceğimiz en insanî, en rahmanî, en güzel karşılık budur.
Cidal, kötülük, dedikodu ve intikam hissi bir insana çok şey kaybettiriyor. O zaman insan gönlünü genişletecek, içine ferahlık verecek affetme duygusunu tatmalı ve bunu hayatta huzur için elzem bilmelidir.











