Kuran-ı Kerim, yalnızca Allah’a iman etmeyi değil, O’nun gönderdiği elçilere de eksiksiz bir bağlılığı emreder. Kuran’da bu bağlılık, sadece sevgi ya da saygı değil, Rabbimize olan teslimiyetin göstergesidir. Müminler elçiye olan itaati hem gönülden hem fiilen yerine getirmelidir. Bu durum, Kur’an’ın birçok ayetinde açık ve net bir biçimde ifade edilmiştir.
Kuran, elçiye itaatin doğrudan Allah’a itaat olduğunu söyler... “Kim Resûl’e itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur...” (Nisâ Suresi, 80) ayeti, bu gerçeği tüm açıklığıyla gözler önüne serer. Elçi, Allah’tan gelen vahyi; ruh sahibi müminlere tebliğ eden, Rabbimizin muradını insanlara ileten kişidir. O yüzden elçiye muhaliflik, aslında Rabbimizin hükmünü hafife almak anlamına gelir.
Elçiye uymayan, ben biliyorum kafasıyla muhalif olanlara, Kuran amellerinin boşa gideceği uyarısında bulunur...” Gerçekten de Kuran da bu hakikat defalarca dile getirilir: “Andolsun, Allah’a ve Resulüne itaat ederseniz, amellerinizden hiçbir şeyi eksiltmez. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhametlidir.” (Muhammed Suresi, 33)
Elçiye itaat, sadece vahyi kabul etmekle sınırlı değildir. Onu hayata geçirmek yani yaşamak da gerekir. “Andolsun, Allah’ın Resulü’nde sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için güzel bir örnek vardır.” (Ahzâb Suresi, 21) Elçinin gündelik hayatında Kuran’dan yansımaları samimi Müminler ibret, heyecan ve dikkatle farkeder.
Kur’an’a göre elçiye itaat, Müminlerin imanlarının bir göstergesidir. Bu itaat, Allah’ın hükmüne teslimiyetin ve birliğin temelidir. Mümin, elçiye olan itaatiyle Allah’a olan bağlılığını samimi olarak göstermiş olur.
Elçiye itaati reddeden bir anlayış, Kuran’a da muhaliftir. Rabbimiz; ...“Allah ve Resulü bir işte hüküm verdiği zaman, Mümin bir erkek ve Mümin bir kadının, kendi işleri konusunda tercih hakları yoktur.” (Ahzâb Suresi, 36) bu bir tercih değil; imanî bir zorunluluktur.
Rabbimiz; Samimi Müminleri Elçilerine destek olanlardan eylesin İnşaAllah…











