Şaban ÖZTÜRK 09 MART 2026 PAZARTESİ
Amerikalı Senatör Chris Van Hollen, şöyle demiş: "Netanyahu, İran’la bu noktaya gelmek için 40 yıldır beklediğini söyledi. Çünkü Amerika’yı bu savaşa sürükleyecek kadar aptal bir Amerikan başkanını bulması 40 yılını aldı!" Çünkü Türkiye'yi hedef tahtasına almak için zayıflatmak isteyen akıl, bölgeyi kaosa vermeye çalıştı. Bunu İran üzerinden yapmak isteyince ve İran kaosun kontrollü kalmasına müsaade etmeyince, kusursuz plan başarısız oldu.
"Bu Bir Din Savaşıdır"
Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, İslam için "sapkın din" dedi. Hemen akabinde senatör Lindsey Graham, "Bu bir din savaşıdır" dedi. Hemen akabinde Trump çıktı pastörlere kendini okuttu. Evanjelistler kutsadı Trump'ı.
ABD'nin Savaş Bakanı Pete Hegseth'in Armageddon vurgusu yapıp, komutanlara, "Haçlı Seferi veriyorsunuz" dediği ifade edildi. Kongre'nin azletme tehdidini aşmak için adına savaş değil de sınırlı operasyon dedikleri İran meselesi, 1 hafta bitmeden Haçlı Seferi'ne dönmüş durumda. Üstelik Ramazan ayında. 2 Milyar müslümanı karşılarına alıyorlar.
Savaşın Bilançosu ve Körfez Denklemi
İlk günden Hamaney'i etkisiz hale getirdiklerinde işi bitirdiklerini sandılar büyük ihtimalle. Amerikan üslerine saldırı düzenlendi. Hürmüz kapatıldı. Savaş bölgeye yayıldı. Cuma günü itibariyle zarar en az 6 buçuk milyar dolar. Güdümlü fonlu medya bize neyi gösteriyorsa biz sadece onu görüyoruz! Diğer taraftan, Körfez ülkelerinin Trump'a verdiği söze göre yatırımların miktarı 2 trilyon dolardan fazla. Bu meblağ Trump'a geri adım attırır mı, göreceğiz.
Senatörlerin Endişesi ve Yahudi Lobisi
Demokrat Richard Blumenthal: "Yönetimin önceliklerinin ne olacağı konusunda da net değilim. İran'ın nükleer kapasitesini yok etmek mi, füzeleri mi, rejim değişikliği mi yoksa terörist faaliyetleri durdurmak mı?" Şöyle düşünmemiz gerekmiyor mu? Senatörler kafa karışıklığının farkında ve endişe ediyorlar. Peki Trump'ı durdurmak için ne yapıyorlar? Hiçbir şey. Çünkü, Yahudi lobisi tarafından esir alınmış durumdalar; yani tabiri caizse; koyun sürülerini it(rail)lere teslim etmişler!
Sahadaki Çelişkiler: Füzeler Nereden Geliyor?
Dubai'de yaşayan bir BAE'li, limanın İran'dan değil, İsrail yönünden gelen füzelerle vurulduğunu söyledi.
İngiltere, üsse yönelik saldırıda kullanılan Shahed benzeri İHA'nın İran'dan fırlatılmadığını duyurdu.
İran; Azerbaycan ve Türkiye'ye yönelik saldırıda bulunmadığını açıkladı.
En önemlisi Tel Aviv'den canlı yayın yapan CNN spikeri, roketler atılınca sığınağa giderken, "Bunu size göstermiyoruz çünkü İsrail hükümeti bize bunun nereden gelmiş olabileceğini göstermemize izin vermiyor" dedi. İsrail kendini de vuruyor olabilir mi? Pekala olabilir. İran'ın Türkiye'yi, Azerbaycan'ı hedef almasına ABD ve İsrail'in mi daha çok ihtiyacı var İran'ın mı?
Kim Yalan Söylüyor?
Bir de şöyle bakalım. Yıllardır söylediği yalanlarla dünyayı kandırmaya çalışan İsrail mi? Yoksa, Körfez'de ABD üslerini vurup umursamayan ancak Türkiye ve Azerbaycan söz konusu olunca hızla açıklama yayınlayan İran mı yalan söylüyor sizce?
Sünni eksene ön almaya çalışıyorlar bölgede. Kışkırtabildiği ülkeleri kışkırtarak istikrarı baltalamak ve nihai sonu geciktirmeye çalışıyorlar. Tüm mesele bundan ibaret. Stoklar azalınca, lojistik sorunu ortaya çıkınca, körfez parasını çekmeye yeltenince ABD ve İsrail aynı kalabilir mi?
Trump'ın Olası Çıkışı: Biden'ın Dışişleri Bakanı Blinken'ın söylediği gibi.. Trump basitçe zafer ilan eder. "Ayetullah'tan kurtulduk, nükleer programlarını yok ettik, gerisi İran halkına kalmış" der çekilir kenara!
2027: Yolun Sonu mu?
Bu senaryo gerçekleştiğinde, her geçen gün dünyada, özellikle de Amerika'da nefret uyandıran İsrail'e ne olacak peki?
Çinli jeopolitik teorisyen profesör Jiang Xueqin’in; “Trump'ın başkan olacağını ve İran'a saldıracağını bildiğini dikkate alalım. Üçüncü teorisi de Amerika'nın yenileceği yönünde. Çinli uzman, "İran Körfez'de tatlı su kaynaklarını hedef alırsa savaş erken bitebilir" de diyor.
Hamas'ın kurucularından Şeyh Ahmet Yasin şöyle demişti: "İsrail gelecek asrın ilk çeyreğinde son bulacak inşallah. Tam olarak 2027 senesinde İsrail diye bir varlığın olmayacağını söylüyorum." Ben de bunu 1978’den bu yana savunuyor ve her fırsatta dile getiriyorum.
Hayırlı günler diliyorum.










