Anasayfa
  • Gündem
  • Belediyeler
  • Asayiş
  • Siyaset
  • Spor
  • Ekonomi
  • Yaşam Son Depremler Sivil Toplum İslam Sağlık Dünya Bölge Türkiye Magazin Eğitim Sanat Alışveriş Vefatlarımız
  • Ara
SON DAKİKA:
01:20
İhsaniye’de 7 Yeni Yatırım ve Hizmetin Açılışı Yapıldı
01:16
Dazkırı OSB’de Sektör Değişikliği Onaylandı
01:12
Afyonkarahisar’da Hafızlık Belgeleri Takdim Edildi
01:07
TÜBİTAK Gökyüzü Gözlem Etkinliği Afyonkarahisar’da Başladı
01:06
Marsyas Festivali Dinar’da Konserle Başladı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Yasin Şen
  3. SİLİFKE'DE ANTİK ÇAĞ'A YOLCULUK
26 Haziran 2025 - 00:59

SİLİFKE'DE ANTİK ÇAĞ'A YOLCULUK

26 Haziran 2025 - 00:59
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Yasin Şen
Yasin Şen
Yasin Şen'in kaleminden
SİLİFKE'DE ANTİK ÇAĞ'A YOLCULUK

Birkaç günden beri Mersin Hizmet İçi Eğitim Enstitüsü’nde düzenlenen bir çalıştay vesilesiyle Mersin’deyiz. Bugün öğlenden sonra Silifke taraflarına gittik. Bu yazıda gezilen tarihî yerlerden biraz bahsetmek istiyorum.

Bu gezinin içeriğinde Kanlı Divane Antik Şehri, Cennet Obruğu, Cehennem Obruğu, Astım Mağarası ve Kız Kalesi ziyaretleri vardı.

Öğle saat 12.00’de çalışmalarımıza ara verdik. Yemekten sonra bir otobüse binip Erdemli üzerinden Silifke yolculuğuna başladık. Bir rehberimiz vardı: Kasım Bey, emekli bir öğretmen. Rehberimiz olması geziyi daha güzel kıldı bizim için. Bununla beraber Mersin Hizmet İçi Eğitim Enstitüsü’nden bazı hocalarımız da yanımızdaydı.

Sıcak bir gündü. Varacağımız yere kadar yaklaşık elli beş kilometrelik bir yolculuğumuz oldu. Giderken Mersin merkezi, Erdemli’yi daha yakından ve net görme şansımız oldu. Mersin Akdeniz sahil şeridi boyunca uzayan bir şehir ve yeni yapılaşma çok fazla. Hızlı şehirleşmenin getirdiği tezatlar manzumesi buraya da hâkim. Koca koca binalara karşılık şehir içinde bir düzensizlik zaman zaman görülebiliyor.

Mersin’in Erdemli ilçesi çamlığı ve deniz kumuyla ünlüymüş. Aynı zamanda limanı ve mandalinası da ünlüymüş. Bu mandalina bahçelerinin bazılarının yerine şimdi koca koca binalar yükseliyormuş. Yüzmeye gelenler genelde burayı tercih ediyorlarmış. Erdemli’nin nüfusu 78.000 civarındaymış.

Mersin’de çok fazla tarihî eser ve dolayısıyla gezilecek yer var. Şehir koca bir tarihin üzerine kurulmuş. Çoğu yerde binalarla tarihî kalıntılar yan yana. Tarihte Mersin ve civarı Kilikya olarak biliniyormuş.

Rehberimiz bu arada Tarsus’tan da bahsetti. Tarsus cezeryenin de ilk defa yapıldığı bir yermiş. Çanakkale Savaşlarında büyük etkisi olan Nusret mayın gemisi de buradaymış.

Bu bilgilerin çoğu rehberimizin anlattıklarından hatırlayabildiklerim.

İlk olarak Kanlı Divane antik şehrine geldik. Buraya gelirken fark ettiğim ve dikkatimi en fazla çeken husus, sağda solda her yerde tarihî harabelerin olmasıydı. Yapı harabeleri, mezarlar, evler, anıt mezarlar, lahitler ve hatta bir köprü dikkatimi çekmişti. Bunların hemen hepsi insanların yaşadığı yerlere çok yakındı ve belki de şehrin büyük kısmı tarihî eserlerin üzerine kurulmuştu.

Kanlı Divane’ye vardık. Buranın orijinal adı Kanytellıs imiş. Bu şehir ve etrafı tümden tarihî yapılarla veya kalıntılarla doluydu. Şehrin ortasında ayrıca koca bir obruk da vardı. Obruğun etrafında önemli tarihî yapılar bulunuyordu ve bunların en azından birkaç tanesi kiliseydi. Bir levhada bu obruğun etrafında dört kilisenin bulunduğu kaydedilmişti. Burası bundan da anlaşıldığı kadarıyla önemli bir şehir merkeziymiş. Şehrin mensup olduğu prensliğin başkenti daha içerilerde ve yüksekte yer alıyormuş.

Burası eski OlbiaPrensliği’nin bir şehriymiş ve binlerce yıllık bu şehir bence mükemmele yakın bir şekilde korunmuş. Kanytellis, aslında Dağlık Kilikya bölgesinde yer alan bir şehir. Geçimini bağcılık ve zeytincilikle sağlayan bir yer olduğu kaydedilmiş bir levhada. Şehrin içinde on altı adet zeytinyağı atölyesi mevcutmuş. Bu atölyelerin bir kısmı çok iyi korunmuş ve hâlâ üretim yapabilecek durumdaymış.

Şehrin içindeki yapılar burasının M. Ö. 2. ve 3. yüzyıllarda aktif bir biçimde kullanıldığını gösteriyormuş. Buradaki tarihî kiliseler, mezarlar, anıt mezarlar, yollar, zeytin yapım yerleri, kuleler, sarnıçlar oldukça dikkatimizi çekti. Burası liman ticaretinin canlı olduğu bir yer olmakla beraber zeytin üretimi ve zeytinyağının yapımı açısından da önemli yapılara sahip bir şehir. Yapılan zeytinyağları limana gönderilir ve buradan diğer devletlere gemilerle aktarılırmış.

Bu arada bu “Kanlı Divane” isminden de bahsedeyim. Bu ismin sebebi toprağın kırmızı renkte olmasıymış. Yağan yağmurla birlikte toprak kızıl bir renk alıyormuş. Aslında bazı yapıların temelinde de kırmızı renk tonunun hakimiyeti göze çarpıyordu.

Bu adın halk arasında bir efsaneye konu olduğunu rehberimiz söyledi. Eskiden suçluları bu obruğun içindeki yırtıcı hayvanlara atarlarmış. Suçlular buradaki vahşi hayvanlara yem edilirmiş. Bundan dolayı buraya güya “Kanlı Divane” denmiş.

Antik şehirdeki yapıların bu zamana kadar -büyük ölçüde yıkılmış olsa bile- bu denli korunmuş olması insanı kendine hayran bırakacak bir şey doğrusu.

Şehrin içindeki bazı izler buranın yakın dönemlere kadar kullanıldığını gösteriyor. İçeride 1965 yılında vefat etmiş bir adamın mezarını hatırlıyorum.

Kanlıdivane’de dikkatimi en çok çeken bir anıt mezar oldu. Aba adlı bir kadının kendisi ve kocası Arios için yaptırdığı bir anıt mezardı bu ve “Aba’nın Mezarı” olarak biliniyordu. Bu mezar M.Ö. 2. yüzyıla tarihlendirilmiş.

Bu muhteşem antik şehri gezdikten sonra Astım Mağarası’na geldik. Buraya helezonik demir bir merdivenle indik. Bu mağara, 1980’li yılların sonunda bir yol çalışması esnasında keşfedilmiş. Mağarada toplam uzunluğu 200 metreyi bulan galeriler varmış. Burada dilek tutulduğu için buraya Astım-Dilek Mağarası da denirmiş.

İçeride bazıları devasa olan sarkıtlar ve dikitler vardı. Kayaçların erimesiyle oluşan sarkıtlar ve dikitler ilginç şekiller oluşturmuştu. En küçük bir sarkıt beş altı senede oluşuyormuş. Burada da bol bol fotoğraf çekindik. Bu mağarada yüzde yetmiş oranında nem olduğu için mağara astım hastalarına çok iyi geliyormuş. Bu mağara da Cennet ve Cehennem obrukları gibi bir çöküntüymüş.

Buradan Cennet ve Cehennem obruklarını geçtik. Önce Cehennem Obruğu’na geldik. Burası oldukça derin bir obruktu. En derin noktası 128 metreymiş. Levhadaki bilgilere göre oldukça dik olan bu obruğa inmek mümkün değilmiş. Burada Zeus’a atfedilen bir hikâyenin geçtiği söyleniyor. Bir levhada yer alan şu satırları yazıma aynen alıyorum:

“Mitolojiye göre, yüz başlı, alev püskürten dev bir ejderha olan Typhon, zaman zaman Tanrıların Tanrısı Zeus ile savaşır. Bu savaşlardan birinde Zeus’u yenerek Tanrı’yı, Korykos’ta daha sonra cehennem olarak adlandırılan bu mağaraya kilitledi. Tanrılar dünyasının bir diğer önemli ismi olan Hermes, Zeus’u Pan ile birlikte bu mağaradan kurtardı ve bu kez Zeus Typhon’un peşine düştü. Typhon’u görünce Etna Dağı’nı dev ejderhanın üzerine atarak onu yerin derinliklerine hapsetti. Antik Çağın en korkulan yanardağı olan ve günümüzde hâlâ aktif bir yanardağ olan Sicilya adasındaki EtnaYanardağı’nın hikayesi de bu mitolojiyle bağlantılıdır. Bu hikayeye dayanarak belki de bu ürkütücü derinlik nedeniyle bu ismi almıştır.”

Burada çok kalmadık. Cennet Obruğu’na geçtik. Cennet Obruğu’nun en derin noktası 134 metreymiş ve ağız genişliği ise 200 metre civarındaymış. Bu obruğa dört yüz elli iki basamakla iniliyormuş. Bu obruğun içinde Meryem Ana Kilisesi vardı. Burada çıkan bir kitabeye göre kilise M.Ö. 1. veya 2. yüzyıla tarihlenmektedir. Kilisenin arkasına doğru mağara devam ediyordu ve indikçe içerisi daha da soğuyordu. Havadaki nem de hissediliyordu.

Cennet Obruğu insanı etkileyen bir havaya sahip. Çünkü burada insan eseri bir yapı da mevcuttu. Hristiyanlığın ilk zamanlarında burasının bir ibadet yeri olarak kullanıldığını mevcut kiliseden ve rehberimizin anlattıklarından hareketle söyleyebilirim.

Buradan sonra Kız Kalesi’ne geldik. Kaleye gidemedik. Kıyıdan seyrettik ve bol bol fotoğraf çekindik. Bu kaleyle ilgili bir efsane mevcut. Bu efsaneyi birçok defa ya okumuş ya dinlemiştim. Burada kısaca bahsedeyim. Bu şehrin kralının çocuğu olmuyormuş. Yıllar sonra kralın bir kızı olmuş. Falcının biri bir gün kralın falına bakarken yüzünün hatları değişmiş. Kral “Ne oldu?” deyince falcı, kızının bir yılan sokması sonucunda öleceğini söylemiş. Kral bu akıbetten kaçmak için Kız Kalesi’ni yapıl kızını oraya yerleştirmiş. Bir gün kızına bir sepet üzüm göndermek istemiş kral. Bu sepetin içine zehirli bir yılan girmiş ve kız bu yılanın ısırığı sonucunda hayatını kaybetmiş.

Kız Kalesi, ayrıca Cem Sultan’ın Rodos şövalyelerine sığınmadan önce kaldığı bir yer olarak da biliniyor.

Yakınımızda bir kale vardı. Bu kale Korykos şehrinin kalesiymiş. Orada yer alan levhaya göre şehir, çok zenginmiş. Tapınak, hamam, anıtsal kapılar, caddeler bakımında hayli önemli bir yermiş. Bu şehir zeytinyağı üretimiyle ünlüymüş. Burada Bizans dönemine tarihlenen on iki adet kilise mevcutmuş. Özellikle Roma döneminde şehir oldukça zengin ve hareketliymiş.

Bugün Mersin’de Silifke taraflarında kısacık zamanda çok önemli yerleri gezdik. Taşların üzerinde koca medeniyetlerin uzak zamanlardan günümüze uzanan izlerine dokunduk. Her şeyi değiştiren zaman bu yerleri de değiştirmiş ve geriye sadece kocaman bir harabe bırakmıştı. Fakat o taşlardaki işçilik, güzellik, emek, hayal, düşünce bugün de varlığını muhafaza ediyor ve o yapıları geçmiş bir medeniyetin yadigarı kılıyordu.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Selda Aytekin
1 yıl önce

Yasin Hocam güzel bir yazı olmuş.Sayende gezerken farkedemediğimiz noktaları farketme şansı ve gezdiğimiz yerlerle ilgili bilgileri hatırlamış oldum.Kalemine sağlık

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)
Tuğba Zengin
1 yıl önce

Keyifle okudum hocam. Tebrik ederim.

Cevapla
Beğen (1)
Beğenme (0)

Yazarın Diğer Yazıları

  • TÜRKE VE TÜRKLÜĞE DÂİR - 09 Ağustos 2026
  • DERDİN BİZE SÖYLEDİĞİ... - 09 Ağustos 2026
  • GURBET: KÖYÜN HÜZÜNLÜ YANI - 31 Temmuz 2026
  • KANAAT ve TÜKETİM - 31 Temmuz 2026
  • ANLAMAK HATIRLAMAKTIR - 19 Temmuz 2026
  • YALNIZLIĞI PAYLAŞMAK - 30 Haziran 2026
  • YAĞMACI DÜNYA - 30 Haziran 2026
  • NAKTE DÖNÜŞMEYEN İŞLER - 30 Haziran 2026
  • ACELE ETMEK - 22 Haziran 2026
  • DÖRTDİVANLI ÂŞIK AHMED - 22 Haziran 2026
  • CİDDİYET ve CİDDİYETSİZLİK ÜZERİNE - 22 Haziran 2026
  • ÜSLÛBU ARAMAK - 18 Haziran 2026
  • İNSAN NEDEN KONUŞUR? - 18 Haziran 2026
  • ZENGİNLİK - 16 Haziran 2026
  • Aşkın Şehidi Hallâc-ı Mansûr - 15 Haziran 2026
  • DİL KURMAK - 12 Haziran 2026
  • KONRAPALI HAYREDDİN EFENDİ'YE NİYAZ - 09 Haziran 2026
  • KÖROĞLU'NUN KOÇAKLARA SESLENİŞİ - 09 Haziran 2026
  • GÖKTE OĞUZ ÇOKTUR - 09 Haziran 2026
  • SARIALAN BENİ BEKLER - 09 Haziran 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 24
Köşe Yazarları
Yiğit Yavuzoğlu
Yiğit Yavuzoğlu
ELÇİYE İTAATİN ÖNEMİ
 Şaban Öztürk
Şaban Öztürk
15 AĞUSTOS'DA BAŞLADI BİTTİ.!
Yasin Şen
Yasin Şen
TÜRKE VE TÜRKLÜĞE DÂİR
BABANIZIN PARASINI MI VERİYORSUNUZ?
Lokman ÖZKUL
BABANIZIN PARASINI MI VERİYORSUNUZ?
Kendimle Barışmak
Yalçın Sevim
Kendimle Barışmak
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
DAR AĞACINDA YARGILANAN İNSANLIK
Mustafa ŞENGÜL
Mustafa ŞENGÜL
Hayat kısa, sözler kalıcı: Varken değer vermeyi öğrenmek
Çok Okunan Haberler
Afyonkarahisar Gastronomi Sokağı yarın törenle açılıyor
Afyonkarahisar Gastronomi Sokağı yarın törenle açılıyor
Afyon Cenaze İlanları: 7 Ağustos 2026 Cuma Defin Bilgileri Açıklandı
Afyon Cenaze İlanları: 7 Ağustos 2026 Cuma Defin Bilgileri Açıklandı
Afyon Cenaze İlanları: 6 Ağustos 2026 Perşembe
Afyon Cenaze İlanları: 6 Ağustos 2026 Perşembe
Afyonkarahisar'da iki avukat arasında silahlı kavga: 1 ağır yaralı
Afyonkarahisar'da iki avukat arasında silahlı kavga: 1 ağır yaralı
Afyonkarahisar’da mezarlıkta yaşamına son verdi
Afyonkarahisar’da mezarlıkta yaşamına son verdi
Afyon Cenaze İlanları: 8 Ağustos 2026
Afyon Cenaze İlanları: 8 Ağustos 2026
Ana Sayfa
Gündem
Belediyeler
Asayiş
Siyaset
Spor
Ekonomi
Yaşam
Son Depremler
Sivil Toplum
İslam
Sağlık
Dünya
Bölge
Türkiye
Magazin
Eğitim
Sanat
Alışveriş
Vefatlarımız
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Günün Haberleri
Arşiv
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Bölge
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Sağlık
  • Sanat
  • Siyaset
  • Spor
  • Türkiye
  • Vefatlarımız
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
Google Play
ücretsiz indirin

  • Rss
  • Sitene Ekle
  • Yayın Politikası / Sorumluluk Reddi
  • Hizmet Şartları
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
  • Hakkımızda

Son dakika Afyon haberlerini doğru, güvenilir ve tarafsız gazetenizde takip edin, Afyon gündeminden haberiniz olsun. Afyon Kent Haber'in tüm hakları saklıdır.

Yazılım: Tumeva Bilişim

AfyonKentHaber