125 ülkenin taraf olduğu Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin hakkında yakalama kararı çıkardığı İsrail'in soykırımcı katil başbakanı Netanyahu, yoğun protestolar eşliğinde boş koltuklara hitap etti.! 157 ülkenin tanıdığı, Filistin'in ABD tarafından vize verilmeyen Devlet Başkanı Mahmud Abbas ise salona hiç giremedi. "Güveni yeniden tesis etmek, dönüşümü yönetmek: Herkes için sonuç üreten bir BM" temasıyla açılan 81. Genel Kurul'un özeti bu iki sahneydi bence. Bu nedenle, bu hafta üzerinde durmak istediğim konu "İsrail-uluslararası kurumlar" ilişkisi. İsrail’e tüm dünya sırt çevirmeli, neden?!
Netanyahu, seçimlere bir ay kala çıktığı, kaçak yollardan gelen bir hırsız kimliği ve edasıyla BM kürsüsünde yaklaşık 40 dakika boyunca seçim propagandası yaptı.! Erdoğan, İran, Katar, Suriye, New York Belediye Başkanı, sanal medya ünlüleri.. İsrail hükümeti karşıtı kim varsa, oy kaygısıyla hepsine konuşmasında yer verdi. İsrail'in Gazze'de ve işgal altındaki diğer Filistin topraklarında işlediği savaş suçlarını aklamaya, İsraillilerin göğsünü kabartmaya çalıştı. Trump'tan randevu alamayan, ABD ziyaretini 8 saatle sınırlamak zorunda kalan bebek katili bir başbakan vardı karşımızda. Anketler, BM'deki şovun onu sandıkta Eisenkot'un önüne geçirmeye yetmeyeceğini gösteriyor. Ancak yerine Eisenkot geçse de BM gibi yapılar bu haldeyken değişen düzen değil, yalnızca isimler olacak.!
Konuşma baştan sona yalanlarla doluydu. Netanyahu, Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetini taş atan, zeytin ağaçlarını tahrip eden 150 kişinin münferit olaylarına indirgedi. OCHA ise bu yılın başından 14 Eylül'e kadar 1.600'den fazla yerleşimci saldırısını, 23 şehidi ve 1.100'den fazla yaralıyı kayda geçirdi.
Gazze'ye 2 milyon ton yardım girdiğini söyledi. IPC'nin temmuz raporuna göre Gazze nüfusunun yaklaşık yüzde 67'si, yani 1,4 milyon kişi, akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya.
Çoktan çürütülmüş "diri diri yakılan çocuklar" iddiasını da, USAID'in hiçbir bulguya ulaşamadığı "Hamas yardımları çalıyor" şerefsizliğini de yeniden ısıttı. Dikkat edilirse bu yalanları çürüten verilerin neredeyse tamamı BM çatısı altından geliyor. BM'nin teknik kurumları gerçeği gün gün, rakam rakam tespit ediyor. Aynı BM'nin siyasi organları ise bu tespitlerin hiçbirini yaptırıma dönüştüremiyor. Tespit var, icraat yok. İslam ülkelerinin hali ise ortada. Bunca tepki ve protestoya rağmen Kazakistan, Bahreyn, Azerbaycan, Senegal, Arnavutluk ve BAE, Netanyahu'nun konuşmasını salonda oturup koyun gibi dinledi. Salona yalnızca Netanyahu'yu protesto edip terk etmek için gelen gayrimüslim ülkelerin delegelerini düşününce, tablo başka söze yer bırakmıyor.
Hayırlı günler diliyorum.
28 EYLÜL 2026 PAZARTESİ











