İmamoğlu Yolsuzluk Soruşturması iddianamesinde Soner Yalçın, Aslı Aydıntaşbaş, Şaban Şevinç, Yavuz Oğhan,
Ruşen Çakır, Batuhan Çolak gibi gazetecilerin fonladığı yer alıyor.!
Medya, Merdan Yanardağ’dan “Mangır Yanardağ” diye bahsediyor. Satılmışların kılı kıpırdamıyor. Hiçbir şey olmamış gibi köşelerini karalamaya devam ediyorlar. İBB’de dönen hırsızlık, rüşvet, yolsuzluk, şantajlardan bahsedip de foncularını üzmüyorlar yani.! Yüzü kızarmadan, konu siyasi deyip Erdoğan’ın rakiplerine operasyon çektiğini söyleyen de var.! İddianameye göre 2019-2025 yılları arasında kamu zararı 160 milyar. 142 ayrı suç sayılıp dökülüyor. Bedava Süt, ekmek, su yerine Boğaz’da üç tane villa alınmış.! Cumhurbaşkanı seçilebilmek için 2 MİLYAR DOLAR paraya ihtiyaç varmış.! İşadamları, büyük şirketler, ticaret merkezleri haraca bağlanmış; ruhsat, tadilat izni karşılığı firmalardan büyüklüğüne göre 5- 10 milyon dolar istenmiş.!
Hz. Peygamber (sav) insanın aç gözlü olduğunu şöyle ifade eder:
“Ademoğlunun bir vadi dolusu altını olsa bir vadi daha ister, onun gözünü topraktan başka bir şey doldurmaz. Allah tövbe edenin tövbesini kabul eder.”İmanı olmayanın ahlakı olmaz.
Belediyesi araçlarına “16 MİLYON İÇİN ÇALIŞIYORUZ” yazmak tam bir vicdan çürümüşlüğüdür! Tam bir ahlaki çürüme hem de..! Ders almadığımız için tarih durmadan tekerrür ediyor!1997-2001 yıllarında ahlaksızlar 23 banka batırmış, hırsızların götürdüğü para, hazineye görev borcu yazılmıştı.! O gün hırsız ve yolsuzlar, hırsızlığı savunmuyorlardı. Bugün yüzleri kızarmadan meydanlarda nutuk atıyorlar.! Bugün bağımsız yargı hesap soruyor. Allah’a ve ahirete iman olmazsa insan yaptığı kötülüklerin hesabını vereceğini düşünmezse her kötülüğü yapar vesselam..“Türkiye, Erdoğan’sız bir döneme gidiyor.” Bu cümleyi özellikle son günlerde Can Ataklı gibi isimlerin ağzından sık duyar hâle geldik.. Kimse endişe etmesin ki; bu milletin başına ne Erdoğan’lar geldi geçti. Kimse baki değil..Onun için bu sözler halkı panikletmek için; çok ilgisiz birinin ismini verip “işte bu geleceğin cumhurbaşkanı.!” diyerek de işi sulandırmak içindir.
Devlet terbiyesiyle yoğrulmuş, içeriyi dışarıyı avucunun içi gibi bilen, masaya yumruğunu indirdiğinde masanın yön değiştirdiği bir siyaset ve devlet adamı gelir. Bu ülkede hiçbir boşluk rastgele doldurulmaz.
Bugün dış politika sahnesine şöyle bir göz gezdiren herkes, Suriye’den Irak’a, Kafkasya’dan Doğu Akdeniz’e kadar taşların yeniden nasıl dizildiğini görür.! Böyle bir dönemde, tecrübesiyle, soğukkanlılığıyla, devlet aklını sonuna kadar temsil eden biri sahneye çıktığında görür.! Bu ülkede istikamet artık değişmez bir şekilde çizildi: güçlü devlet, güçlü liderlik, güçlü diplomasi. Bu yüzden kimse kusura bakmasın..
Gelecekte bizleri idare edecek isimler, memleketin geleceğini birilerine pazarlama heveslisi değil; gerektiğinde masada, gerektiğinde sahada dik durmayı bilen insanlar. Ben şimdiden söylemiş olayım.
Hayırlı cumalar diliyorum.
05 ARALIK 2025 CUMA










