İnsanı iyilik ve güzel duygular iyileştirir. Hayatın bizi zorlayan bütün tezahürlerine rağmen huzura, neşeye, güzelliğe, sanata, şiire ve müziğe ihtiyacımız var. Bunlar insan ruhunu yükselten imkânlar.
Bahar geldiğinde açan çiçeklerin, doğan tomurcukların, yeşillenen dalların, gürül gürül akan akarsuların ve güzelim manzaraların bizde uyandırdığı o derin güzellik hissine su gibi muhtacız. Çünkü insan ruhu iyilikten, güzellikten, huzurlu bir sonsuzluk hissinden beslenir. Bunlar onun gıdasıdır.
İyilik ve güzellik duygusu insanın sonsuzluğa açılan pencereleridir. Kötülük bu dünyada ne kadar baskın görünse de iyiliği ve iyileri yok edemez. Onları bunaltır belki. Fakat iyilik ve güzellik duygusu zuhura engel olunamayacak bir kuvvet ve kararlılıkla hayat sahnesine çıkar.
Ruhlar hem iyilik hem de güzellik söz konusu olduğunda gizli bir anlaşmaya tâbidir. Hiçkimse bunu inkâr edemez.
Yaşamın amacı iyinin, güzelliğin, kemalin ortaya çıkmasıdır. Bu da ancak insanla mümkün olabilir. İyilik ve güzellik olmasaydı hayatın kendisi olmazdı. Ne kadar sancılı olursa olsun bir insan hayatı, kendinde gizlenen güzel duyguları ve iyiliği bu dünyada tezahür ettirmek için vardır.










