Sadece bedenden ve maddeden ibaret olsaymışız bu dünyaya hiç de tahammül edilmezmiş. İyi ki duygular, hayaller, düşünceler, umutlar var!
Manevî hâller yükseldiğimiz, açıldığımız bir yerdir. Eğer iç dünyamıza maneviyattan bir pencere açabilmişsek bu, bizim bir iç aydınlığına sahip olduğumuz anlamına gelir.
Maddi şeylerin gelip geçici olmasının gönlümüze verdiği keder, çoğu vakit maneviyatın lezzetiyle giderilir. İyi hâller ve güzel duygularla sakinleşiriz ve iyileşiriz. Tertemiz duygular yorgunluğumuzu alırken umutlar, iyilikler ve türlü güzellikler yaşama dâir bizi zinde ve canlı kılar.
Sırf maddi endişelerle hayatı devam ettirebilmenin imkânı yoktur. Zaten madde dünyası çoğu zaman istediğimizi bize vermez ve bizi tâkâtsiz bırakıncaya kadar peşinden sürükler.
Maddi dünya bıktırıcıdır. İnsanı insan yapan onun maneviyatı, huzuru, iyiliği ve irfanıdır. Bu sebepten gönlünü, kalbini, zihnini ihmal etmeyenler bu hayatı gerçekte yaşayanlardır.
Bu âlem duygu ve düşünceden yana elde ettiklerimizle devrettiğimiz ve ona göre bir elbise giydiğimiz mahşer değil midir! Madde dünyasında maneviyat ve gelip geçici lezzetlerin elinde kalıcı bir huzur arıyoruz. Sahip olduğumuz en değerli şeyler derin duygular, iyi hâller, samimî ve güzel düşüncelerdir.










