İnsanlar arası ilişkilerde karşılıklı sevgiden daha ziyade önemli olan ahlaki ve etik ilke güvendir. Güven kaybedildiği zaman sevginin de bir anlamı olmaz. Arkadaşlık, dostluk ve evliliklerde karşılıklı ilişkileri bitiren ve ciddi zarar veren neden güvenin kaybolmasıdır.
Büyük iş adamlarından Robert Bosch; "İnsanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim" diyerek iş hayatında da güvenin ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır.
Güven mevzusunu Hint Felsefesinden kıssadan hisse olabilecek bir örnekle somutlaştıralım:
Üç Çuvalın Hikâyesi
Yaşlı bir adam, sırtında üç tane çuval ile yürüyordu. Yol üzerinde, işsiz güçsüz, sokaklarda dolaşan genç bir adamla karşılaştı. Yaşlı adam gence: —“Eğer bu çuvallardan birini benim için taşırsan, sana birkaç altın veririm,” dedi.
Genç adam teklifi kabul etti. Bunun üzerine yaşlı adam ekledi: —“Ama bu çuval biraz ağırdır, içi bronzla dolu. Ben yaşlı bir adamım, sana nasıl güvenebilirim?”
Genç adam kendinden emin bir şekilde: “Bana güvenebilirsiniz,” dedi.
Bir süre yürüdükten sonra önlerine bir dere çıktı. Yaşlı adam durdu ve şöyle dedi: —“Bu iki çuvalla dereyi geçersem boğulurum. Bu çuvallardan birini daha benim için taşır mısın? Karşılığında sana birkaç altın daha veririm.”
Genç adam bunu da kabul etti. Yaşlı adam bu kez: —“Ama bu çuval gümüşle dolu. Sana nasıl güvenebilirim?” diye sordu.
Genç yine aynı cevabı verdi: “Bana güvenebilirsiniz.”
Biraz daha yürüdüklerinde dik bir tepeyle karşılaştılar. Yaşlı adam yorgun bir sesle: —“Bu yüksek tepeyi çıkamam, çok yaşlıyım. Üçüncü çuvalı da benim için taşır mısın? Bu son çuval için de sana daha fazla altın vereceğim,” dedi.
Genç adam üçüncü çuvalı da taşımayı kabul etti. Ancak yaşlı adam son kez uyardı: —“Bu çuval altınla dolu. Eğer üç çuvalla kaçarsan, ben sana yetişemem. Sana nasıl güvenebilirim?”
Genç adam: “Kesinlikle bana güvenebilirsiniz,” dedi.
Beklenmedik Sonuç
Üç çuvalı da alan genç, içinden şöyle düşündü: “Bu çuvalların içinde büyük bir servet var. Bu bana ömür boyu yeter. Bu yaşlı adam zaten ömrünün sonuna gelmiş, bu kadar serveti ne yapacak?”
Bu düşüncelerle genç adam çuvalları alıp evine doğru kaçtı. Eve vardığında çuvalları açtı ama büyük bir şaşkınlık yaşadı. Üç çuvalın da içi çakıl taşlarıyla doluydu. Taşları karıştırırken çuvalların içinde bir mektup buldu.
Mektupta şunlar yazıyordu:
“Aslında ben bir kralım. Çocuğum olmadığı için, ömrümün sonunda yerime geçecek; ülkeyi adaletli, dürüst ve güvenilir bir şekilde yönetecek birini arıyorum. Şimdiye kadar denediğim herkes bu üç çuvalla kaçtı.”
Güven her şeydir…
Lokman ÖZKUL Eğitimci-Yazar










