Bazen insanlar sizin ne kadar kötü biri olduğunuzu ispat etmeye çalışırlar. Konuşurlar, anlatırlar... Bu sözlere muhatap olan da yargılamak için baktığından sizde var olan bir iyiliği göremez.
Zaman o iddia sahibini yalanlarken siz ise sakin kalarak ve sabrederek ne kadar iyi biri olduğunuzu ispat etmiş olursunuz.
Ömür yargılamak ve kabul etmek arasında geçiyor öyleleri için. Herkes ne söylerse söylesin aslında kendini, hayatını ve geleceğini anlatıyor size.
Mânevî hâllerin iddiadan, ispattan uzak bir tarafı vardır. Konuştukça maneviyat zarar görür. Halbuki sessizlik ve tefekkür onu güçlü kılar.
Kötülüğün, dedikodunun sürekli ifadesi aleyhimize yaptığımız şahitlikten başka bir şey değildir.
Sizin ne kadar iyi veya kötü biri olduğunuz yaşarken sergilediğiniz tutumların, tavırların sonunda anlaşılır.
Sonuçta bütün değerlendirmeler her türden iddiadan bağımsız bir şekilde kendi vicdanımız tarafından yapılır. Oradaki sonuç mühimdir. Hatalarım var fakat elimden geleni yaptım, diyebilmek bu hayatta son derece önemlidir.










