Uzun uzun açıklamalar yapıyorsun. Halbuki her cümlenle beraber anlamı daha çok bulandırıyorsun. Daha konuşmanın başlangıcından niyetin kendini ele veriyor. Şöyle desem, diyorum sana; vaz geçiyorum.
Bazı insanlarla konuşmak yersiz ve gereksizmiş, bunu anlıyorum. Uzun açıklamalara gerek yok. Laf uzadıkça yılan olur, derler. İşittin mi hiç...
Anlatmak anlamakla ilgilidir. Seni anlamak istemeyene hiçbir şey anlatamazsın. Konuşurken yorulur ve bıkarsın. Sende, bende ve herkesteki zihin yorgunluğunun önemli bir kısmı bu uzun gereksiz, açıklamalara, konuşmalara dayanır.
Niyetin kırmak, incitmek, laf sokmak ise seninle konuşmak gibi tehlikeli bir şey bilmiyorum. Böyle niyet besleyen birinden uzak duruyorum. Senden de öyle...
Sözün bir karşılığı olmuyorsa sen de konuşma. Bırak bu uzun açıklamaları. Sessizlik ve sakinlik istiyorum. Mümkünse konuşmuyorum. İddiadan, tartışmadan uzak duruyorum. Böylece hem senden hem de uzun uzun laf anlatmaktan kurtulmuş oluyorum.










