Bu dünyada insan inancını yaşar. İnandığı neyse hayatı da odur insanın. İyiye, güzelliğe, doğruluğa inanan biri iyidir, güzeldir ve o kimse doğruluk üzeredir. Bu hâl tersi için de aynıdır.
İnanmak bir insan için çok şeydir. Sevgi de öyle. İnsan neye inandığına, neyi sevdiğine dikkat etmelidir. Çünkü insan hayatı bu duygularla şekil alır.
İnançlarımız bize her zaman hayatı ciddiye almak gerektiğini fılsıldar. İnandıklarımız neyse hayatımız da odur. Çünkü insanın duygu dünyası bu inançların yıkımı ve yapılmasıyla oluşur.
İnsan başıboş değildir fakat kendini öyle zanneder. O, bir tecrübeyi hayatı pahasına elde etmektedir.
İnanmak ihtiyacı ezelidir ve bizi bir şeyi anlamaya sevk eder. İnsan bu âlemde kendi kendini inşa eden bir varlıktır. İnançlarımız, duygularımız, düşündüklerimiz, sevgimiz ve sevgisizliğimiz bizi yapar veya yıkar. Bunların içinde inançlarımız bütün duygu ve düşünce hallerini kendinde toplayan bir özellik arz eder. Bu yüzden neye inandığımıza veya neyi inkâr ettiğimize dikkat etmek gerekir.










