Biri size kötülük yaptığında iyilik yapmanız için size bir fırsat doğar. Gösterdiğiniz her sabır hâli, sizin iyiliğinizi ispat eden şâhitlerdir.
Hayata ve bu dünyaya, bizi yaratan iradeye bir söz vererek geldik. O iradenin bize "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" diye sorduğunu teorik olarak hepimiz kabul ediyoruz. Bu kelimenin terbiye edici anlamıyla çok yakın bir ilgisi olduğuna göre, onun hayatın türlü tezahürleriyle bizi eğitmek isteyeceği gerçeğini de teslim etmemiz gerekir.
Hayatı, her şeye tepki göstererek yaşayamayız. Bu, insanı yorar ve sonunda da hüsrana sürükler. Çatışma, kaçınılmaz olduğunda gerekeni yaparsınız. Ancak bunu da istememek gerekir.
Biz yine de iyi olmaya, iyi kalmaya devam edelim. "Benim kalbim temiz!" gibi lafların hayatın şahitliği karşısında hiçbir önemi yoktur. Asıl olan düşünceler, niyetler ve tepkilerdir. Nasıl biri olduğumuzu bunlar belirler.
Hayatın içinde türlü şekillerde karşılaşmalar var. İyi biriysek her kötü bizim iyiliğimizi ispat etmeye gelmiş bir görevlidir. Bu dünyada kötülerin görevi, iyilerin iyiliğini ispat etmektir. Çünkü Yaratıcı abes bir şey yaratmaz.
Bu, kötü ve kötülüğe müsamaha göstermek demek değildir. Hayatın işleyişini anlamaya çalışarak iyi kalmak demektir. Bu durumda iyi düşünceli, iyi niyetli, iyi kalpli olmak kötülerin bize sunduğu birer fırsattır ve onları yenmek ancak böyle mümkündür.
İnsanlar bırakın ne derse desin, ne yaparsa yapsın; siz iyi düşüncede ve iyi hâl üzere olun. Kazanırsınız. Dünyayı kötülerden ve kötülükten kurtaracak olan da iyilerin iyiliği ve güzel davranışlarıdır.
Yasin Şen












