Vehim, insandaki cehennem sıfatı der, erenler. Vehmi galip olan o hâli yaşar. Öteye beriye gitmeye gerek yok. İnsan, kendine şöyle bir baktığında vehim ve kuruntunun insanı ve insanlığı ne hâllere düşürdüğünü yakinen idrak eder.
Vehimden kurtulmak mümkün mü?
İnsanın unuttuğu şeylerden birisi de terbiye görmesi gereken bir nefse sahip olduğu gerçeğidir. İnsan ne tahsil ederse etsin, dilerse bütün dinî bilgileri hatmetsin, nefsi üzerinde durup onun zayıf ve güçlü yönlerini teşhis etmedikten sonra durum her zaman tehlikeli bir hâl almaya müsaittir.
Nefsin en güçlü yönlerinden biri, kuruntudur. Bu duygu, dengede olunca işe yarayabilir. Yalnız, nefsin kendini üstün görme hususu, vehimden beslenir ve insan bu duyguyla bilgiye, varlığa, mala mülke sahip olduğunu zanneder.
Biz; biliyorum diyenin bilmediği, şunum bunum var diyenin hiçbir şeye sahip olmadığı ilginç bir âlemde yaşıyoruz. Vehim, insanı aciz ve mahrum kılan bir duygudur. Vehmi galip olanın neye sahip olduğunun, nerede nasıl tahsil gördüğünün bir değeri yoktur.
İnsan, kendini perişan eden her türden duygu gibi vehmiyle de mücadele etmek durumundadır. En önemlisi kendini üzen ve perişan eden duygularını teşhis etmelidir. Yoksa hayatının bir kandırmaca olması işten bile değildir.












