Pazartesi günkü yazımda Papa ziyaretinde yanlış bilinen on hususun doğrusunu yazmıştım. Bugün de diplomasiden söz ederek yazımı tamamlayacağım:
1. Diplomasi hissiyatlar üzerinden değil, hikmet ve maslahat üzerinden yürür. Türkiye bir medeniyet ve devlet aklıyla yönetiliyor. Devletler inanç farkı gözetmeksizin diplomasi yapar. Hazreti Peygamber döneminde bile gayrimüslim kabilelerle barış anlaşmaları, elçi kabulleri, karşılıklı ziyaretler vardı.
Diplomasi iman meselesi değil, hikmet ve maslahat meselesidir.
2. Müslüman’ın özgüveni vardır;
korku psikolojisi müslümana yakışmaz. Eleştiriler genellikle “Papa geldi, misafir edildi” gibi bir hassasiyete dayanıyor.! Kendi inancına güvenen toplumlar, başka din temsilcilerinin ziyaretinden rahatsız olmaz. İslam kendine güvenen bir dindir. Papa’nın gelmesi, bizim imanımızı zayıflatmaz; bilakis ülkemizin uluslararası saygınlığını gösterir.
3. “Misafirlik, adalet ve nezaket bizim dinimizin emridir.” Dinî açıdan bakarsak: Türkiye’ye gelen herkes misafirdir. Papa da gelse, Budist rahip de gelse, ateist akademisyen de gelse;
İslam’ın misafirperverlik ilkesi değişmez. Hazreti Peygamber
Medine’ye gelen elçilerin hepsini en güzel şekilde ağırlamıştır. Hatta buna dair kütüb-ü sittede özellikle Necran Hıristiyanlarının mescid-i nebevide ağırlanmasına bakılabilir.
4. “Bu ziyaret Türkiye’ye zarar değil, fayda sağlar.” Siyasal açıdan: Türkiye’nin bölgesel yumuşak gücünü artırır. Diplomatik görünürlüğünü yükseltir. Turizm, kültürel diplomasi ve uluslararası ilişkiler açısından katkı sağlar. Vatikan’ın özellikle Orta Doğu barış süreçlerindeki etkisi düşünüldüğünde stratejik bir adımdır. Bir ülkeye Papa’nın gelmesi, Türkiye’nin ağırlığını,
güvenliğini ve itibarlı devlet konumunu gösterir. Kaldı ki bu ziyaret Türkiye’ye zarar değil, diplomatik fayda sağlar.
5. “Eleştirenlerin çoğu meseleyi teolojiyle değil ideolojiyle okuyor.” İtiraz edenlerin çoğu meseleyi İslamî açıdan değil, kendi ideolojik kalıplarıyla okuyor. İslam tarihinde binlerce örneğin olduğu bir diplomatik ziyareti, bugün bir ‘akide meselesi’ gibi sunmak hem dini hem tarihi yanlış okumaktır.
6. İslam’ın davet ve temsil gücü için diplomasi zarar değil, faydadır. İslam’ın mesajı cihanşümuldür; dünyayla konuşur, temas eder, anlatır.
Diplomasi kapıları kapatılarak değil, açılarak tebliğ yapılır. Dinimiz Hakkı temsil eder, Hakkı esas alır, Hakk için kavga eder Hakkı tutar kaldırır, adalet ve güzel temsil dinimizde esastır.
Devletler diplomasi yapar. Papa’nın ziyareti devletimizin zayıflığın’ı değil, Türkiye’nin devlet ciddiyetini gösterir. İmanımız güçlüdür, misafirden korkmayız. Hazreti Peygamber bile gayrimüslim elçileri ağırlamışken bugün Türkiye’nin Papa’yı ağırlaması gayet normaldir.
Hayırlı cumalar diliyorum.
12 ARALIK 2025 CUMA










