Liglerin başlamasına az bir süre kaldı. Futbolda transfer bütün hızıyla devam ediyor. Alınan oyuncular, anlamayanlar, transfer pazarlıkları devam edenler vb.. Tabii bu arada milyon avrolar saçılıyor ortalığa. Türkiye maalesef yabancı futbolcu cenneti. 10+4 uygulaması var 14 yabancı kadroda bulunabiliyor ona bile itiraz ediyorlar. Bu şekilde Türk futbolu gelişmez, altyapıya önem vermeden, devşirme oyuncularla, pahalı yabancı futbolcularla bir yere gidemezsiniz, Dünya Kupası'nda da gidemedik zaten. Kulüpler çok büyük bir borç yükü altında. Milyar TL'lerle ifade edilen borçları var gitgide de bu borçlar artıyor azalacağı yerde. Bazı kulüplerin futbolcu paralarını, maaşlarını ödemek için banka kredisi kullandıkları ifade ediliyor, futbolculara banka bildirimi gidiyor. Örneğin Beşiktaş'ta şu anda yatmış gözükse de Muhammed Salah transferi gündemde. Futbolcunun maaşını bırakın menejeri 7,5 milyon para istiyor kendisine. Bu parayla Türkiye'den yerli iki üç iyi oyuncu transfer edersiniz. Fenerbahçe 36 yaşındaki NgolaKante'ye yıllık 14,5 milyon avro ödüyor ve diğer bonuslarda cabası. Bana göre çok başarısız bir kaleci olan Ederson’ayıllık 11,5 milyon avro ödüyorlar, bu anlaşmaları yapan yöneticilere şöyle seslenmek istiyorum: Bari kulübün tapusunu verseydiniz, böyle sözleşme mi yapılır?
Şahsen Edersongibi bir kaleciye bir milyon avro bile vermem, kariyeri her ne kadar çok parlak olsa bile. Dünya Kupasında bir dakika bile süre vermedi Ancelotti, kariyerine saygıdan milli takıma alınıyor yoksa boş bir kaleci (bkz. Rizespor ve Galatasaray maçları) Ne hikmetse şu anda bile takımda tutulmak isteniyor, bunun yanında Ondan daha iyi kaleci olarak gördüğüm Tarık’a bildiğim kadarıyla 1 milyon avro ödeniyor. İşte bunlar hep yabancı hayranlığının sonuçları. Diğer yandan Galatasaray Osimhen transferini geçen sezon futbolcunun alacakları dahil toplamda yaklaşık 180 milyon avroya tamamlamıştı. Birçok kulübün bütçesinden daha fazla bu paralar. Tabii bu paralar yöneticilerin kendilerinden çıkmayınca kulübün parasını vermek çok kolay oluyor, istisnalar hariç yöneticiler para vermiş olsalar dahi bu verdikleri parayı geri alıyorlar, alamadıkları takdirde temlik koyduruyorlar, bunun çok fazla örneği var. Bazı Anadolu kulüpleri de çılgınca para harcıyorlar. Özellikle emeklisi gelmiş oyunculara 10'ar 20'şer milyon avrolar teklif ediliyor (bkz. Aubemeyang). Örnekleri çoğaltabiliriz ama diğer yandan Adana Demirspor örneğini unutmamaları gerektiğini öneriyorum kulüp yöneticilerine. Bir zamanlar Balotelliler ve diğer yıldız futbolcularla transfer rekoru kırıyordu, müthiş paralar harcıyordu, bir defa Avrupa Kupalarına katılabildiler, ondan sonrası ise hep hüsran oldu. Şimdi her sene bir alt lige gidiyorlar. Elbette Adana Demirspor gibi bir camianın da başarılı olmasını isteriz lakin kötü yönetim onları bu hale getirdi. Yöneticilere tekrar seslenmek istiyorum; kulüplerin geleceğini tehlikeye atmayın sizler bugün varsınız yarın yoksunuz, kulüpler kapısına kilit vurulmadığı müddetçe devam edecek. Maalesef bu gidişle de birçok kulübün kapısına dahi kilit vurulacak alt ligler dahil olmak üzere. Bu paralarla bu işler çevrilebilir değil. Öz kaynaklarınıza dönün, 84 milyonluk ülkemizde ne cevherler varsiz yeter kiçıkarmasını bilin.Taşıma suyla değirmen dönmez, sonuçta verdiğiniz de babanızın parası değil öyle olsa bu kadar rahat veremezsiniz…
Lokman ÖZKUL
Spor Yazarı ve Yorumcu










