Ekranlarda görüp özendiğiniz; sürekli spor yapan, iyi beslenen, şık giyinen, ışıltılı yaşayan tiplerin iç ve özel yaşantıları sıklıkla enkazdır. Özenilecek bir tarafları yok. Siz; helal kazanmaya, anne-baba duası almaya, alanınızda uzmanlaşmaya, ışıltısız ama namuslu yaşamaya gayret gösterin. Huzur, mutluluk ve başarı burada gizlidir. Yeni yıla gireceğimiz şu günlerde çok iyi bilmemiz gereken bir konu var:
Gazze’de bunlar olurken hayat devam edemez. Yeni bir yıla da girilemez. Ertesi günde mutlu uyanılamaz.! Gerçekten de Gazze'deki durum hâlâ kritik:
Binlerce sivilin hayatını kaybettiği, altyapının büyük ölçüde yok olduğu bir ortamda, empati ve duyarlılık göstermek önemli. Gazze'de şu anda kış şartları tam bir felakete dönüşmüş durumda. Aralık ayı boyunca etkili olan şiddetli yağışlar ve soğuk hava dalgaları, binlerce çadırı sular altında bıraktı, sel baskınları ve hipotermi vakaları arttı. Ne yazık ki, son haftalarda soğuktan ve çöken binalardan dolayı onlarca kişi hayatını kaybetti, bebekler ve yaşlılar özellikle risk altında. Milyonlarca yerinden edilmiş insan, yetersiz barınaklarda, battaniye, ısınma malzemesi ve kışlık kıyafet eksikliğiyle mücadele ediyor. UNRWA ve BM gibi kuruluşlar, depolarında yüz binlerce kişiye yetecek yardım malzemesi (çadır, battaniye, gıda) olduğunu söylüyor ama girişler hâlâ ciddi şekilde kısıtlanıyor, ihtiyaçlar hızla artıyor. Girişler konusunda ÎSARKARDEŞLİĞİ VE İRİ ULUSLARASI ORG. olarak ne büyük sıkıntılar çekildiğine şahidiz. Bu yokluk ve soğuk, zaten yıkılmış altyapı ve sağlık sisteminin üstüne eklenince acıları katlıyor. Gazze sonrası dünyada ve özellikle de İngiltere de İslam'a yöneliş arttı. Gazze Savaşı'nın başladığı Ekim 2023'ten bu yana, İngiltere'de İslamiyet'i seçenlerin sayısında istatistiklere yansıyan belirgin bir artış gözlemlenmektedir. Özellikle genç nüfus ve kadınlar arasında yoğunlaşan bu yönelim, savaşın Batı toplumunda oluşturduğu manevi sorgulamanın somut bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Bu yönelimin arkasındaki en güçlü psikolojik faktör, Gazze halkının yaşadığı yıkım karşısında gösterdiği olağanüstü direnç ve teslimiyettir. Batı medyası ve sosyal ağlar aracılığıyla, her şeyini kaybetmiş insanların, inançlarına sığınarak metanetini koruduğuna ("Elhamdulillah" demelerine) şahit olan Batılılar, bu "sarsılmaz gücün" kaynağını merak etmeye başlamış, pek çok kişinin İslam’ın sunduğu ahlaki çerçeveden etkilenmesine yol açmıştır. Batı dünyasının siyasi duruşuna duyulan tepki, kendi hükümetlerinin İsrail'e verdiği desteği adaletsiz bulan pek çok İngiliz vatandaşı, yaşadıkları hayal kırıklığıyla birlikte İslam'ı daha adil ve net bir ahlaki sığınak olarak görmeye başlamıştır. Gazze'nin duruşu,
Dünya'nın bir çok yerinde insanları İslamı araştırmaya ve Müslüman olmasına vesile oluyor.
Televizyon haberlerini izlediğimiz zaman güzel ülkemizin; fuhuş, uyuşturucu, kumar, hırsızlık ve cinayet ülkesi olduğu intibaına kapılıyoruz. Asırlarca İslamın bayraktarlığını yapmış milletimiz ve güzel ülkemiz son sürat hızla giderken tekeri patlamış bir kamyon gibi uçuruma sürüklenmektedir!. Bu ülkenin meselesi ahlaksızlar değil; ahlaksızları alkışlayan onursuzların çokluğudur.! Bugünden tezi yok, acilen ve öncelikle ahlak ve maneviyat temelinde tedbirler almak zorundayız. Maddi tedbirler yetmez, aksine manevi tedbirler almak zorundayız. Bu ülkede İmam Hatiplerin sayısı fazladır; iktidar olduğumuzda ilk işimiz İmam Hatipleri kapatmak olacaktır, diyen ve çırılçıplak denilecek bir şekilde okullarda güya namaz kılıyor gibi yapan ve namazla dalga geçen soytarıları destekleyen bu zihniyeti ehlileştirmek gerekir.
Hayırlı günler diliyorum.
29 ARALIK 2025 PAZARTESİ










