Trump'ın İran savaşı, tarihe sadece askeri bir başarısızlık olarak geçmeyecek. Bu savaş, Amerikan devletinin kurumsal hafızasının silindiği, diplomasinin emlak pazarlıklarına indirgendiği ve halkın çıkarlarının bir avuç elitin cebi için feda edildiği bir dönemin zirve noktası.! Kara harekatının düşünüldüğü bu günler geçince, bu savaşın dumanı dağılınca geriye "Büyük Amerika" kalacak mı dersiniz?
Geriye kalan tek şey, pahalı füzeleri bitmiş, müttefikleri tarafından terk edilmiş ve küresel liderliği büyük ihtimalle Çin'e devretmiş, yorgun ve bölünmüş bir ülke olacak..! Trumpizm, kendi tutuşturduğu yangının içinde küle dönerken, dünya yeni bir düzene, Amerika'nın artık merkezde olmadığı bir geleceğe doğru çoktan yol almaya başladı bile..
İran’dan Türkiye’ye gelen füzeleri kimin gönderdiği meselesi konuşuluyor.! İhtimalleri sıralayarak gidelim;
1- İran atmıyor ama başka bir ülkeden atılıp İran atmış gibi gösterilmeye çalışılıyor.
(Bu teknoloji ABD’de var.)
2- Füzeler İran’dan atılıyor ama İran atmıyor. Bu nasıl oluyor?
(Devletimiz, Türkiye’ye gelen füzelerin İran’dan ateşlendiğinin tesbit edildiğini söyledi. Fakat Pezeşkiyan ‘Gerekirse ortak bir inceleme kurulu toplayıp konuyu araştıralım, füzeleri biz atmıyoruz, böyle bir talimat vermedik’ açıklaması yaptı.)
3- Füzeleri bizzat İran atıyor.
(Bu ihtimale göre, İran’dan ateşlenen füzelerin rotasını şaşırıp, kontrolden çıktığını söylememiz gerekir.)
Burda gerçeğe en yakın şık, 3. şık.! Lakin İran’dan başka hedeflere ateşlenen füzelerin rota değiştirip Türkiye’ye gelmesi ihtimali de zayıf.! Geriye, gerçeğe en yakın ve tek ihtimal kalıyor ama bu ihtimali de İran inkar edip duruyor; İran’ın üst düzey yönetim birimleri Mossad ajanı kaynıyor. Öldürülen komutanların yerine gelen/atanan komutanlar bile koltuğuna oturmadan öldürülüyor. Yani İran’da komuta kademesi tarumar olmuş durumda.
Ahmedinejat’ın yıllar evvel dediği gibi; “Mossad ile mücadele birimi kurduk, birimin başına getirdiğimiz adam mossad ajanı çıktı.”
Trump birkaç gün içinde şöyle bir açıklama yaptı; “Türkiye’nin güçlü ve YIPRANMAMIŞ bir ordusu var.” Biz de gururlandık doğal olarak. Lâkin Trump’ın bu sözü bir **“niyet belirtisi”**dir ve alt metninde şu var; “Ben bu orduyu kullanmak istiyorum ve bu ordunun yıpranmasını da istiyorum aynı zamanda..Bir taşla iki kuş vurmak istiyorum.”
Peki İran tarafından Türkiye’ye gönderilen füzeleri kim düşürdü? Resmî makamlarımızın açıklamalarına göre; “NATO unsurları tarafından düşürüldü/etkisizleştirildi.” Bu ne anlama gelir; “Türkiye bir NATO üyesidir. Bu bakımdan Türkiye’ye füze atılması aslında NATO’ya füze atılması demektir.”
Bu durumda ne olur? NATO’nun 4. Maddesi gereği gerekli tüm tedbirler alınır, Patriot füzeleri bölgeye getirilip konuşlandırılır. Ve sonra NATO’nun 5. Maddesi devreye alınır; “Bir NATO ülkesine saldıran bütün NATO ülkelerine saldırmış demektir.”
Bu ne demektir; “ABD&İsrail ile İRAN” arasındaki savaş “NATO ile İran savaşı”na dönüşür ve böylelikle ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gayr-I meşru saldırıları da meşrû hale gelir.!
ABD kara harekatı için bu bölgeye yüzbinlerce ABD askeri getiremez. NATO’ya bağlı diğer ülkelerden mi gelecek? Belçika, Hollanda asker mi gönderecek buraya? Mümkün değil.!
İşte bu noktada, az önce saydığım sebepler ile NATO’nun 5. maddesi yürürlüğe sokularak Türkiye ordusu kullanılmak isteniyor..!
Erdoğan ise bu oyuna gelmemek için adımlarını çok dikkatli atıyor. Bu bakımdan Erdoğan’ın İRAN lehine açıklamalar yapmasının sebebi de İran’ın kara kaşı, kara gözü için değildir. Bu oyunu bozmak içindir.
Türkiye şimdilik bu oyuna gelmemek, İran’dan gelen füzelere cevap vermemek için direniyor, uyarıyor ama mukabelede bulunmuyor, oyun büyük çünkü. Fakat korkulan senaryo ya da ihtimal şu ki; İran’dan Türkiye’ye gelen bir füze sivil yerleşim alanına isabet eder de ölümlere sebep olursa veya Türkiye’nin resmî ya da askerî bir bir kurumuna isabet ederse, o zaman ABD’nin istediği olur.
İşte biz bu oyuna düşmemek için İran’ı destekliyoruz devlet ve millet olarak; İran’ı sevdiğimizden, suçlarını, işledikleri vahşetleri katliamları affettiğimizden, sapkın itikâdlarını matah bulduğumuzdan falan değil.
Hayırlı Cumalar diliyorum.
17 NİSAN 2026 CUMA










