Çok başka bir konuya küçük bir parantez açarak başlayacağım yazıma..10 Kasım’da Kocaeli’ndeki tüm camilerde Mustafa Kemal Atatürk için mevlid okutulacak mış.!
Kocaeli Vali Yardımcısı Olgun Öner imzasıyla Kocaeli Müftülüğü’ne de gönderilen yazıda ‘10 Kasım Atatürk’ü Anma Programı’ kapsamında toplantı yapıldığı, bunun akabinde Kocaeli’nin 12 ilçesinin merkez camilerinde saat 12.30 itibariyle mevlid okunmasının kararlaştırıldığı öğrenildi. Camiler politik istismar alanı değildir.
Bugüne kadar benzeri görülmeyen bu uygulama mevzuata ve teamüllere aykırıdır. Bu kararın alınmasında her 10 Kasım’da, her resmi bayramda camilerde erketeye yatan ve ‘Neden Atatürk’le ilgili hutbe verilmedi?’ diye laik atak geçiren birtakım laikçi bağnazları gönülleme gayreti etkili olmuş mudur? Mülki amirlerin din adamlarını kendi ideolojik yaklaşımlarına göre talimatlandırma yetkileri var mıdır? Yüce Dinimiz İslam, din görevlilerimiz ve camilerimiz; bürokratların, siyasilerin, birtakım ideolojik çevrelerin keyfine göre üzerinde tepineceği politik bir istismar alanı değildir. Ne camiler laiklik ve Kemalizm testi mekanlarıdır ne de din görevlileri laikçi bağnazların emir eridir. Atatürk’ü anma programı kapsamında Anıtkabir’de mevlid okutulabilir. Yine Anıtkabir’de cami inşa edilerek orada sürekli Kur’an-ı Kerim ve Mevlid-i Şerif okunması sağlanabilir. Valiliğin bu kararı, acaba ortalarda cirit atan istismarcılar tarafından Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı tuzağa çekmek için kullanılabilir mi?! Onun için Valilik bu kararından derhal dönmelidir. Asıl konuya dönelim:
MİT kirli planı son anda bozdu! 'İstanbul Senin' denemeydi! Asıl hedef başka. Casus Hüseyin Gün ile eski CIA ajanı Aaron Barr, satacakları yazılım ve cihazları truva atı olarak kullanıp devlete sızacaktı. Bu kirli planı MİT son anda bozdu. Savcılığın ‘casusluk’ faaliyeti olarak değerlendirdiği dosya, kirli ilişkiler ağını da gözler önüne serdi. CIA, MI6, Mossad gibi yabancı istihbarat kuruluşlarıyla irtibatı çıkan baş şüpheli Hüseyin Gün’ün, Ankara’da kritik kurumlara sızmak için yazılım ve cihaz satmak için yoğun çaba sarf ettiği öğrenildi. Güvenlik kaynakları, Gün ve ortağı Aaron Barr’ın Millî İstihbarat Teşkilatı’nın radarına takıldığını ve bütün kurumların uyarılarak tuzağın boşa çıkarıldığını aktardı. Konunun uzmanlarından emekli general İbrahim Büyükbaş, İsrail merkezli devlete sızma ve şantaj havuzu oluşturma planının bozulduğunu ifade etti. Siber güvenlik uzmanı Âdem Taşkaya da olayın İBB’den ibaret olmadığını, hedefin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ekrem İmamoğlu’nu kazandırmak olarak belirlendiğini aktardı.
Hüseyin Gün ve ekibi, İBB’de uyguladıkları sistem ve cihazlar üzerinden tüm verileri kopyalama ve kritik kurumları izleme amaçlı geniş çaplı bir ekip çalışması yürüttü. Devletin hafızasına sızma girişimi olarak nitelendirilen ikna süreçleri MİT’in zamanında müdahalesiyle boşa düşürüldü. Kripto yazılımları ve sistemlerinin nihai hedefinin dev bir şantaj havuzu oluşturarak, hâlen kullanımda olan SİSKOM yerine kendi ithal markalarını satmak hedeflendiği belirtildi. İBB’de ortaya çıkan skandalla ifşa olan casusluk ağının başarılı olması durumunda kritik kurumlara yerleştirilen cihazlarla dinleme yanında Lübnan örneğindeki gibi seri sabotajların gerçekleştirilebileceği bilgisi paylaşıldı..Şimdi artık bir ülkenin gücü tankla, tüfekle değil; veriyle, algoritmayla, ekranlar aracılığı ile şekillendiriliyor. Millet olarak gerçekten çok büyük bir tehlike atlattık. Türkiye’nin bütün mahrem haberleşme ağını ele geçirmek istediler. Bu bilgi akışına ulaşabilselerdi tüm verilerin aktığı ve işlendiği ana merkez Tel Aviv olacaktı. Öncelikle işin başında Mossad/İsrail var. Mesela UFED bir İsrail yazılımıdır ve tüm bilgilerin bir kopyası İsrail’e gider. Kimse şirket merkezlerinin Hollanda, İngiltere, Belçika olduğuna aldanmasın. Bu tam anlamıyla bir kamuflaj yöntemidir. Türkiye ciddi manada bir badire atlattı.
Kesinlikle proje 16 milyon kişiyi fişleme değil 86 milyona ulaşmak ve önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aktif biçimde kullanmaktı. Dev bir “big data” (büyük veri) için arka plan hazırlandı. Türkiye’de yaşayanların etnik, kültür, ekonomi, kişisel eğilim ve hatta yemek tercihleri gibi en ince detaylarına kadar bilgileri ele geçirilecekti. Ülkenin herhangi bir yerindeki insanın otobüs kartı ya da kullanım kredisinin olup olmadığına kadar her şeyini görebileceklerdi.
Hayırlı günler diliyorum.
10 KASIM 2025 PAZARTESİ










