Geçen hafta başında okullar açıldı ve Okullar açılırken aklımdan geçenleri sizlerle paylaşmak istedim ama bugüne nasipmiş. Siz hiç bir meslek lisesine gidip de, eğitim yılını oradaki çocuklarla açan veya onlarla fotoğraf çektirip, onlara övgü dolu sözler sarf eden bir milli eğitim müdürü, bir kaymakam, bir vali gördünüz mü? Göremezsiniz.! Ortaokullara ziyarete gidince de ilk soruları, fen lisesine kaç öğrenci gönderdiniz? şeklinde olur. Meslek liselerine öğrenci yönlendirmesini nasıl yaptınız diye sormazlar mesela. Fen liselerine ziyarete gidince de, tıp fakültesine kaç öğrenci gönderdiniz? diye sorarlar. Kafaları başka birşeye çalışmaz. Başarının tek kriteri test sınavlarıdır. Halbuki o çocuklar yine gideceklerdir o okullara. Ama bunlar eğitimin bir bütün olduğunu düşünmezler. Düşünmek istemezler.. Enstrüman çalan kaç öğrenci var, lisanslı sporcunuz kaç tane, resim sergisi açtınız mı, el sanatları konusunda kaç atölye çalışmanız var, öğrencilerin çıkardığı derginiz var mı, halk oyunları grubunuz var mı..Hiçbiri sorulmaz. Zaten yapılmaz da.!
İşin kötüsü öğretmenler de test sonuçlarına göre öğrencileri gruplarlar ve %80'ini daha eğitim hayatının başlarında gözden çıkarırlar.! Sonra bu oran %98'e çıkar. Bütün eğitim sistemi %2'yi seçip onu çok iyi eğitmek üzerine kuruludur. Nihayet çok iyi eğittik sandığımız bu %2 ne olur sizce?!Başlangıçta gayet düzgün çocuklarken, bizim onları sadece testle değerlendirmemiz sonucunda; birçoğu şımarık,
nobran, bencil, paragöz ve hatta yabancı tesirler altında kalıp ülkesinden nefret eden tipler haline gelir. Hekim olur hastasına kötü davranır, mühendis yaparsın yabancı şirketlere pazarlamacı olur, akademisyen olsa ithal ezberlerle ömrünü geçirir..Yeni mezun bir çocuk hekimi, üç dört yaşındaki kız çocuğuna ağzını iyi açmıyor diye fırça atmış.! Hay seni yetiştirenlerin dee..Senin de..
Geri kalan %98, saldım çayıra mevlam kayıra tarzında eğitim hayatını sürdürür..Ne garip ki, Türkiye'nin en başarılı iş adamları, tüccarları, sanatçıları, mucitleri, siyasetçileri, esnafları, en iyi zanaatkarları, hatta en çalışkan akademisyenleri, öğretmenleri, askeri, polisi ve hatta ülkeyi yönetenler de hep bu %98'in içinden çıkar. Yani sistemin gözden çıkardıkları arasından..!Sonuçta eğitim hayatı boyunca burslar verilen, yatırımlar yapılan, yurtdışına gönderilen; ailelerin ayrı, devletin ayrı yatırım yaptığı %1, %2'nin kahir ekseriyeti bu ülkede bir türlü mutlu olamaz. Çünkü daha baştan hayatta herşeyin test sonucuna endeksli olduğu öğretilmiştir kendisine. Başka bir fark yaratmadan sırf bu nedenle seçkindir, ayrıcalıklıdır. Maaş beğenmez, iş beğenmez, milleti beğenmez..Birçoğu da zekasına rağmen bu ülkeye doğru dürüst bir katkı sağlamadan sadece ekonomi endeksli bir hayat sürer. Fırsatını bulunca yurtdışına gider. Orada da aradığını bulamaz. Mutsuz olur, mutsuz eder.
Bu iki tarafı da mutsuz eden çarpıklığın sebebi, okullar ve öğrenciler arasında adeta hiyerarşik ayrım yapan eğitim sistemimizdir. Gerçek başarının test sınavlarından ibaret olmadığını anlamayan; ülkenin her meslekten ve her alanda iyi yetişmiş, ahlaklı, vatansever insanlara ihtiyacı olduğunu idrak etmeyen ve öğrencilere buna göre hizmet vermeyen eğitim yöneticileri, öğretmenler ve veliler..Tabii yine buna göre
planlanmamış müfredat içerikleri ve meslekî yönlendirmenin olmayışı da aynı şekilde büyük bir sorun. Çocuklar, kendilerinin eğitim sisteminin kıyısına itildiğini okul sıralarında fark eder. Ne büyük bir travma.! Üstelik gereksiz. Çünkü hayat çok farklı dinamiklere yürümeye devam etmektedir. Hayatı fark eden çocuklar yollarını çizer, meslek öğrenme yolunu tutar. Ancak ona sürekli başarısızlığını hatırlatan sistemin baskısından başını kaldırabilmek ekseriyet için mümkün olmaz. Zira, akademik başarı herşeydir diye kafalara çakılmıştır bir kere. Öğrencilerin çoğunu daha ortaokul, lise yıllarında umutsuzluğa, bezginliğe, özgüven eksikliğine ve boş vermişliğe götüren işte bizim bu sorunlu eğitim düzeneğimizdir. Sistem diyemiyorum. Dershane ve özel okul lobisi de, bu çarpıklıktan beslenir, bu çarpıklığı büyütür ve düzenek üzerinde adeta vesayet işletir. Bana sorarsanız eğitimin hiç konuşulmayan en önemli meseleleri bunlardır işte..Hayırlı günler diliyorum.
15 EYLÜL 2025 PAZARTESİ











