Çerçeve Yasa’nın mahiyeti belli.
Belli bir süre içerisinde.. Suça karışmamışlarla ilgili..Suç işlemiş ve ülkeye gelip teslim olmuşlarla ilgili..Yargılanıp hüküm giymişlerle ilgili..Topluma uyumla ilgili..Bir düzenleme olacak..
Mehmet Uçum’un, Şeyh Said isyanından sonra çıkartılan yasayı örnek vererek defalarca anlattığı çerçeve yasa, sorunun çözümü için çok önemli bir aşama olacak.
Ama önce, MİT’in ve askerin, “Silah bırakma tamamlandı” bilgisini, raporunu sunmasını beklemek gerek. Belki de sunulmuştur kim bilir?! Dedik ya yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik.
Dileriz ve isteriz, “Çerçeve Yasa” 15 Ağustos’ta çıkar.! Nitekim dün çıktı.! Ve PKK terör örgütü silahlı eylem yaptığı gün, tarih olur.! Bu memleketin evlatları da aradan silahı çıkartıp kucaklaşmanın keyfini çıkartır. Haydi, son bir gayret.. Emeği geçenleri, ne tarih ne millet unutur. Onları hep hayırla anacağız. Bu iş akamete uğrasın diye sinsice çalışanları da asla affetmeyeceğiz ve her fırsatta yüzlerine iki yüzlülüklerini haykıracağız. “İsrail ordusunu Türkiye’ye karşı hazırlıyor”. İsrail merkezli JNS'de yayımlanan bir analizde, İsrail'in deniz ve amfibi harekât kapasitesini artırma adımlarının olası bir "Türkiye senaryosuyla" ilişkilendirildiği iddia edildi. Analizde, Türkiye'nin F-35 programına dönüş ihtimali ve Türk Donanması'nın artan kabiliyetlerinin İsrail güvenlik çevrelerinde yakından takip edildiği öne sürülürken, Türkiye'nin NATO müttefiki olduğu da hatırlatıldı. İsrail basınında yayımlanan bir analizde, İsrail ordusunun son dönemde deniz ve amfibi harekât kapasitesini artırmaya yönelik adımlarının, olası bir Türkiye senaryosuyla da ilişkilendirildiği öne sürüldü. JNS'de yayımlanan analize göre, İsrail Savunma Bakanlığı envanterine beş hızlı amfibi çıkarma gemisi eklendi.
Analizde, daha önce teslim alınan gemilerle birlikte bu platformların İsrail'in denizden güç aktarım kabiliyetini önemli ölçüde artıracağı iddia edildi. Analizde, son dönemde "potansiyel Türk cephesi" kavramının İsrail güvenlik çevrelerinde daha sık gündeme geldiği öne sürüldü. Buna gerekçe olarak ise ABD Başkanı Trump'ın Türkiye'nin F-35 programına dönüşünü desteklediği yönündeki iddialar gösterildi. Analizde, Türkiye'nin yeniden F-35 filosuna sahip olmasının İsrail'in bölgedeki hava üstünlüğünü etkileyebileceğine yönelik değerlendirmelere de yer verildi. Türk Donanmasının
Gücüne Dikkat Çekildi. JNS analizinde, Türk Deniz Kuvvetleri'nin fırkateynleri, denizaltıları, amfibi gemileri ve insansız sistemleriyle bölgenin önemli deniz güçlerinden biri olduğu ifade edildi. İsrailli savunma çevrelerinin Türkiye'nin amfibi harekât kabiliyetini yakından takip ettiği ve bu ihtimalin göz ardı edilmemesi gerektiğini değerlendirdiği iddia edildi. "Türkiye NATO Müttefiki" Analizde ayrıca Türkiye'nin NATO üyesi olduğu ve resmen "düşman devlet" olarak tanımlanmadığı da hatırlatıldı. Buna rağmen, Türkiye'den gelebilecek olası bir askeri tehdit senaryosuna göre hazırlık yapılması durumunda İsrail Donanması'nın yeniden yapılandırılmasının gerekebileceği, böyle bir dönüşümün ise uzun yıllar alabileceği öne sürüldü.
Hayırlı Cumalar diliyorum.
14 AĞUSTOS 2026 CUMA











