Merhum Yazıcıoğlu’nun Helikopter kazası anında bölgede bulunduğu değerlendirilen F-4 savaş uçağının pilotlarından Ali Armağan’ın, uçuş saatini tamamlamak amacıyla olaydan 5 gün önce, 20 Mart 2009’da Malatya’ya geldiği belirlendi.
Armağan’ın daha sonra FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle adli işlem gördüğü ve 2018-2023 yılları arasında cezaevinde bulunduğu kayıtlara yansıdı.
Yapılan incelemelerde Armağan’ın 2010 yılından itibaren örgütsel faaliyetlerde operasyonel hat kullandığı ve FETÖ’nün Hava Kuvvetleri mahrem imamlarından Adil Öksüz ile yoğun irtibatının bulunduğu tespit edildi.
Dönemin İstanbul Hava Mahrem İmamı Erol Sağlam’ın 21 Mart 2009’da İstanbul’dan Diyarbakır’a, buradan da Malatya’ya geçtiği belirlendi.
Sağlam’ın Malatya’da, örgütün Malatya Hava Mahrem İmamı Ali Cingitaş ile buluştuğu ve 22 Mart’ta İstanbul’a döndüğü tespit edildi.
Erol Sağlam ve Ali Cingitaş’ın ortak irtibat kurduğu Cafer Sarıkaya’nın, 15 Temmuz darbe girişiminde Akıncı Üssü’nde yakalanan Harun Biniş ve firari Adil Öksüz ile birlikte 23 Mart 2009’da İstanbul’dan ABD’ye gittiği tespit edildi.
Söz konusu seyahatin, helikopter kazasından yalnızca 2 gün önce gerçekleşmesi dikkat çekti.
Güvenlik birimlerinin elde ettikleri bilgilere göre Malatya Hava Mahrem İmamı Ali Cingitaş’ın İstanbul’da, daha önce irtibatının bulunmadığı belirtilen FETÖ’nün hava mahrem imamlarından Kemal Batmaz ile görüştüğü tespit edildi.
15 Temmuz darbe girişiminde Akıncı Hava Üssü’nü yöneten isimlerden biri olduğu belirlenen Kemal Batmaz’ın, Erol Sağlam ve Ali Cingitaş ile İstanbul’da buluştuğu kaydedildi.
Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olabileceği değerlendirilen ByLock yazışmaları da incelendi.
Olay tarihinde FETÖ’nün Elazığ İl İmamı olduğu belirtilen Mehmet Durakoğlu ile örgütün mülki idare mahrem yapılanmasında sorumlu düzeyde faaliyet gösteren Ömer Hakan Kısıkkaya arasında gerçekleştiği tespit edilen yazışmada çarpıcı ifadeler yer aldı.
Mesajda şu ifadelerin kullanıldığı belirlendi:
“Benim başıma Yazıcıoğlu hadisesi gelince hemen İzmir'e gittim.
Barbaros abiyle görüştüm.
O büyüğümüzle konuştu.
Sabah İstanbul'da heyet toplandı.
Öğlen El Aziz'e geldim, noktayı koyduk.
Tereyağından kıl çeker gibi iş halledildi.
Amerika’ya gittiğimde büyüğümüz, sürecin en sıkıntılı hadisesiydi, dedi.”
Daha önce FETÖ yapılanması içerisinde bulunduğunu söyleyen Abuzer Dilekçi’nin 20 ve 30 Haziran 2021 tarihlerinde Adıyaman Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne kendiliğinden başvurarak verdiği ifadeler de dosyaya girdi.
Yurt müdür yardımcılığı yaptığı belirtilen Dilekçi, “Jhosef” kod adlı ve Fetullah Gülen’in özel adamlarından biri olduğunu ileri sürdüğü kişinin, Türkçe Olimpiyatlarını organize ettiğini, HSYK tayinleriyle ilgilendiğini ve örgütün ülke sorumlularını belirlediğini anlattı.
Dilekçi, söz konusu kişinin bir toplantıda Muhsin Yazıcıoğlu’nun FETÖ’nün yanında yer alması yönündeki teklifi geri çevirdiğini söylediğini aktardı.
Dilekçi’nin beyanına göre, Yazıcıoğlu’nun örgütün yanında yer almayı reddettiği Fetullah Gülen’e bildirildi.
Gülen’in önce Muhsin Yazıcıoğlu’nun açığının araştırılması talimatını verdiği, ancak herhangi bir açık bulunamayınca “ortadan kaldırın” dediği ifadelere yansıdı.
Dilekçi, bu anlatımlardan Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin FETÖ tarafından düşürülerek öldürüldüğü sonucuna vardığını söyledi.
Söz konusu beyanların adli makamların soruşturma dosyasına yansıdı.
Adli makamlar, ortaya çıkan savaş uçağı hareketleri, FETÖ’nün hava mahrem yapılanmasının olay öncesi ve sonrasındaki sıra dışı temasları, Adil Öksüz ve Kemal Batmaz bağlantıları, ByLock yazışmaları ve örgüt içinden gelen beyanların soruşturmanın seyri açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade ediyor.
Hayırlı Cumalar diliyorum.
21 AĞUSTOS 2026 CUMA
Şaban Öztürk











