Kıbrıscık'ta böyle bir yer var. Hafta sonu Kıbrıscık'a gitmiştik. 13 Aralık günü burayı ziyaret ettik. Eski kültüre ve sosyal hayata dâir ne varsa burada sergileniyor. Burayla daha çok Belediye'den emekli ve Kıbrıscık Köroğlu Turizm ve Tanıtım Derneği başkanı olan Dursun Demir ilgileniyor.

Bu kültür sanat evi, ilçede 1970-71 yıllarında sinema binası olarak inşa edilmiş bir binanın içine kurulmuş. Sinema sektörü çekilince burası çeşitli amaçlarla kullanılmış. Şimdi ise kültür sanat evine dönüştürülmüş.
Girişte bizi Kıbrıscık fotoğrafları ve ilçede yetişen önemli kişilerin biyografisi karşılıyor. Burada halılar da var. Yine hemen yukarıda kocaman bir geyik boynuzu. Bu boynuz Kıbrıscık'ın Alemdar köyü dağlarında bulunmuş. Böyle bir not vardı. Girişte Kıbrıscık köylerinin fotoğrafları vardı. Yine eski tarım aletleri de dikkat çekiyordu. Bunlar tek kelimeyle muhteşemdi.

Kültür Sanat Evi'nde neler yoktu ki? Dokumada kullanılan alet edevat, yaba dirgen anazut gibi tarım aletleri, halılar ve kilimler, yöresel kıyafetler, at arabası, gündelik ev eşyası, daktilolar ve eski televizyonlar, tüfekler, tespih koleksiyonu, Kıbrıscık'ta çıkan kalsedon taşından yapılan ürünler, eski paralar, oyuncaklar, Kıbrıscık'la ilgili bilgi veren bazı kaynaklar, saatler, sepetler, elekler, eyerler, semerler ve daha bir çok şey burada sergileniyor.
Kültür değerlerimizin hızla kaybolduğu günümüzde bir ilçeye yapılabilecek en büyük hizmet bir müze veya o ilçenin kültür hazinesinin sergilendiği böyle bir kültür sanat evi kurmaktır. Kıbrıscık bunu başarmış.

Köylerde yıkılan, harabeye dönen evlerde kaybolan, eskiyen, çürüyen nice eşya var. Bunlar bir devrin yadigarı. Geçmişe, tarihe, kültüre öyle hoyrat davranıyoruz ki, sanki geçmiş hiç yaşanmamış gibi umarsızız. Büyük milletler tarihini ve kültürünü koruyan, ondan daima bir şeyler öğrenen milletlerdir. Kültürünü önemsemeyenler her türlü istilaya da açıktır. Nereden gelip nereye gidiyoruz diye soran insanların aradığı cevap biraz da kültürel değerlerimizin içindedir.

Kıbrıscık Kültür Sanat Evi'ne hayran kaldık. Emeği geçen herkese, özellikle de eşyasını, koleksiyonunu buraya bağışlayan herkese ve bunların titiz bir şekilde kaydını tutan Dursun Bey'e teşekkür etmek lazım. Darısı Bolu merkezin başına.












Yasin hocam güzel yazınız için çok teşekkür ediyorum. selamlar