Bir insanın bakışlarına derinden ve dikkatle yöneldiğinizde orada neler gizli olduğunu belki bilemezsiniz ama sezersiniz.
Bulanık bakan ve baktığı şeye kendini veremeyen bir insanın gönlünde dalgalanmalar olduğunu sezmek için çok şey bilmenize gerek yoktur.
Ruhun arayışları kendini en çok gözlerden belli eder. Sakin bir ruhu da yine o gözlerdeki derinlikten ve sakin bakışlardan anlarsınız.
İnsan, hayatında çileyle yoğruldukça bakışları da derinleşir. Gözleri fıldır fıldır dönen birinin daha gideceği çok yol olduğunu düşünebilirsiniz.
Hayatı okuyan ve buna çalışan insanın bakışları sade ve buğuludur. Baktığı zaman bir yokluğa bakar gibidir. Geçip gidecek olanın hükmü bu faniliği okuyan bakışlara iyiden iyiye sinmiştir.
Bazıları ise bakarken bu âlemde değil gibidir. Rahatlıkla, burada iğreti duran bir varlıkla hemhal olduğunuzu düşünebilirsiniz. Sanki sonsuz bir boşluğa bakıyor gibidir onlar.
Bakışlar çeşitli. Bakışlar rengarenk. Bakışlardaki çeşitlilik sonsuz. İnsanın bakışı onun ruhunun da ifadesidir. Bakışlara neler gizlendiği, onların bize neyi anlattığı büyük ölçüde bir sırdır ve bu, galiba hep böyle kalacaktır.










