Musa'nın Kızıldenizi geçmesi ve Firavun'un cesedinin bozulmadan kalması mucizesine kuranî bakmak lazım. İsa (as) Muhammed (sas)’den 600 yıl önce yaşamış. Musa (as) da İsa (as)’dan 1300 yıl önce yaşamış.! Yani Kur'an inmeden 1900 yıl önce.. 19 koca asır önce.. Orada duruyordu.! Firavunun cesedi MS 1900 yılında bulundu.! Firavunun cesedinin bozulmadan denizde durmasının ve bulunmasının elbette ki bize verdiği bir takım mesajlar var: Birincisi; Bir kavmin mensupları denizi geçerken diğer kavimden bazıları boğulmuş. Yani orada o an içinde boğulunacak bir Deniz vardı..
İnsanı boğan bir denizden Musa (as)’ın sağlam geçtiğinin ve fakat Firavunun boğulduğunun delili. Mucizeyi bu asra delili ile birlikte taşıyor. Şüphe bırakmıyor.! İkincisi; Mısırlılar Firavunların cesedlerini bozulmasın diye mumyalıyorlardı. Allah burada bir mesaj daha veriyor. Allah'ın kudreti mumya olmadan da bir cesedi 3800 yıl hatta kıyamete kadar da sağlam durdurulabilir.!
Üçüncüsü; o gün vahiy inerken Firavunun cesedinin Kızıldeniz’de sağlam durduğunu haber veriyor..
Bir insanın orada 1900 yıl önce boğulmuş birinin cesedinin sağlam durduğunu bilmesi mümkün değil. Hem O günkü Yahudilere hem de bu günkü bu asrın ehli kitap olanlarına Kur'an'ın ilahi bir Kitap olduğunu gösteriyor.! Bir insanın bilmesinin mümkün olmadığı blr bilgi veriyor. Bilginin delilini de 1900 yıl sonra ortaya çıkarıyor.! Dördüncü mesaj; yeniden diriltilecek ve yaratılacaklarından şüphe edenlere Allah (cc) diyor ki; bakın 3800 sene çürümeyen bir ceset var ortada.. Bunu ancak ilahi bir güç yapabilir. Bu bilgi ve bu ortaya çıkan ceset yeniden yaratılmaya bir işaret bir delildir. Aklınızı başınıza alın.! Beşincisi de; Yahudilere kıyamete kadar verilen bir mesajdır. “Unutmayın o cesede baktıkça sizi Mısır'da köle iken mucizeler ile kurtarıp bereketli topraklara getiren benim. Nankörlük yapmayın. Bakın 1400 sene önce bu bilgiyi verdim. Cesedi 3800 yıl sonra ortaya çıkarttım. Bunu da size ders olsun diye yaptım. Asla geçmişinizi yaptığım iyiliği unutmayın.!” Altıncı bir mesaj da şu ki; Hayatın ipleri benim elimde diyor. İlahi kuvvetin gücünü gösteriyor. Balık yemiyor, bakteri çürütmüyor, su götürmüyor, ceset kıyıya vurmuyor. Bildiğiniz hiç bir kural işlemiyor diyor. Ya da tam tersi aklınızı kullanın, olmaz dediğiniz herşey aslında olabilir.
Detay bilgiye ulaşırsanız tabiatı verimli, istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.!
İnsanlığın artık bir nefese ihtiyacı var. Bir dağın zirvesine çekilmeye, Cebrail’in kanatlarıyla sarılıp sarmalanmaya, yeniden doğmaya ihtiyacı var.! Ama önce gemiye binmeli! Bugünleri ben bir Nuh Tufanı olarak görüyorum..
Lût kavmini hatırlatan çürümüş bir düzenin tam ortasındayız. Ve belki de yeni bir Nuh arıyoruz.! Peki o Nuh, Filistin’in kendisi olabilir mi; bunu hiç böyle düşündünüz mü?! Filistin, insanlığın nefes alacağı, yeniden insan olduğunu hatırlayacağı bir gemi olabilir mi?! Yaklaşık iki yıldır Filistinliler, lanetli bir topluluk tarafından gözlerimizin önünde soykırıma uğratıldı ve halen de uğratılıyor. Açlıkla, yoklukla, bombalarla, en kutsal hakları ellerinden alınarak cezalandırılıyorlar. Ama bu sadece Filistin’in değil, bütün dünyanın meselesi. Çünkü dünya;
Gelir adaletsizliği, ahlaki çürüme, aile kurumunun çöküşü, LGBT dayatmaları, cinsiyetsizlik tartışmaları, yalnızlık, bağımlılıklar, kültür savaşları, terör, iç savaşlar ve uyuşturucu bataklığıyla bir girdabın içine sürükleniyor. Artık dünya, Nuh’un Gemisi’nden önceki tufandan bile daha beter bir karanlığın içinde.
Evet, hepimiz bu hayatın içinde acı çekiyoruz. Evet, bu çağ bir tufana gebe. Ama belki de bu tufanın adı Filistin Tufanı olmalı.
Bugün denizlere açılan vicdanlı insanlar yalnızca İsrail’in Filistin üzerindeki ablukasını kırmıyor. Onlar aynı zamanda, bütün insanlığın üzerine çöken ahlaksızlık, adaletsizlik ve çürümenin de ablukasını kırmaya çalışıyor. Ve belki de kurtuluşun tek yolu bu: Bütün insanlığın Filistin Gemisine binmesi.. Ve “Kurtarın bizi” diye yalvarması.! İlk günden itibaren Gazzeli kardeşlerimizin elinden tutan ve büyük bir gururla başkanlığını yaptığım ÎSARKARDEŞLİĞİ ile İRİ ULUSLARARASI ORG. aracılığı ile kardeşlerimize ulaşan kardeşlerimiz şimdi Filistin Gemisinin VİP yolcuları. Ve diğer Derneklerle birlikte..Hayırlı günler diliyorum.
24 KASIM 2025 PAZARTESİ










