2025 Yılının kelimesi ‘Dijital Vicdan’ olarak belirlendi. TDK tarafından halkın katılımıyla gerçekleştirilen oylama sonucunda, geçtiğimiz yılın kelimesi/kavramı “dijital vicdan” olarak belirlenmişti, bildiğiniz üzere.Bizde bu kelime/kavram üzerinde duracağız yazımızda..
Nedir dijital vicdan?
Türk Dil Kurumu’na göre; gerçek hayatta sorumluluk almayıp sosyal medyadaki paylaşım veya beğenilerle vicdanı rahatlatma eylemi.

Öyle olmadık mı?
Her türlü olumsuzluk karşısında; şiddet, savaş, soykırım, zulüm vb.. durumlar karşısında sadece kendimizi sosyal medyada duyarlı veya duyar kasan paylaşımlarla, paylaşımlara beğenilerle, retweetlerle rahatlatmaya çalışıyoruz. İtiraf etmek gerekir ki bu yönüyle, ben de onlardan biriyim. Yazıyoruz, çiziyoruz, konuşuyoruz, programlarda dile getiriyoruz, dijital vicdanımızı harekete geçirip kendimizi rahatlatıyoruz. Elimizden başka ne gelir denilebilir belki?
Bunun yerine yasal zeminde demokratik tepki ortaya koymak daha doğrudur diye düşünüyorum. Sosyal medyada önemli bir etken, kabul ediyorum ama daha ziyade şiddete bulaşmayan demokratik eylemlerle; soykırımın, zulmün, şiddetin, istismarın vb.. olumsuz durumların karşısında yer almak gerekir. Örneğin 1 Ocak’ta Galata Köprüsü’nde yapılan Gazze/Filistineylemi, İsrail protestosu gibi..
Bir şekilde duyarsız kalmamak, ses etmek değerli ama bunun sembolik bir dijital izden ibaret olması da üzerine düşünülmesi gereken bir husus diye düşünüyorum.
Etik merkezde bir kavram tabii yine bilgi kuramı merceğinde. Bilginin gerçek dünyadaki etik sorumluluktan kopması bilinçli bir tercih mi acaba modern zaman bireyi için?
Bu konularda da kafa yormak gerekir. Modern zaman insanı için bir kaçış mıdır dijital vidan yoksa bir şekilde sorumluluk alma düşüncesi midir?
Bu soruları kendimize sormalıyız..
Vicdan her zaman yerinde ve her duyarlı durumda harekete geçirilmesi gereken bir olgu. Vicdansızların bunu anlayamayacağını da ayrıca ifade etmek gerekir. Bunlar için şöyle bir ifade kullanılır:
Vicdanı tertemizdi, çünkü onu hiç kullanmamıştı..
Analog veya dijital her ne şekilde olursa olsun, duyarlı olunması gereken durumlarda vicdan harekete geçirilmeli ve aktif iyiliğin içinde olunmalıdır. Birçok değerimizi kaybettiğimiz gibi vicdanımızı da kaybetmemeliyiz..
‘’Dijital Vicdan” yaşadığımız yılı anlatan sade bir kelime/kavram değil; yaşadığımız çelişkilerin de üstüne atılmış şık bir etiket diye düşünülebilir. Vicdanlar hâlâ analog, hâlâ zahmetli ve hâlâ sorumluluk istiyor. Dijital olunca otomatik gelmiyor, onu da duyarlılık göstererek harekete geçirmek gerekiyor.
Lokman ÖZKUL
Eğitimci-Yazar










