Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yıllardır dile getirdiği "Dünya beşten büyüktür" itirazı ve reform çağrısı, bu çarpık düzene yöneltilen en yüksek sesli eleştiri. Gelinen noktada BM'nin bir tiyatro sahnesinden öteye geçemeyeceği ne yazık ki açıkça görülüyor.!
Beş daimi üyenin veto yetkisiyle her kararı rehin alabildiği bir yapı bu, malumunuz. Öyle ki reform önerileri de bu veto süzgecinden geçecek. BM, verdiği kararları uygulatacak bir yaptırım mekanizmasından da yoksun. Peki, böyle bir yapının onarılabilir yanı var mı?
Çünkü İsrail, bu düzen yıkılmasın diye Birleşmiş Milletler'in, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin, Uluslararası Adalet Divanı'nın bir ağırlığı varmış gibi davranıyor. Mesela BM'yi kınıyor. Yahu BM sana ne yapabildi de kınıyorsun; be utanmaz bebek katili siyonist kafir? Kınıyorsun ki bu BM seni rahatsız ediyormuş gibi görünsün.
UCM savcılarına ve yetkililerine yaptırımlar uygulanıyor. UCM'nin yakalama kararı Netanyahu'nun New York'a gelmesini engelleyebildi mi? Uçağı, UCM'ye taraf Batılı ülkelerin hava sahasından geçerek, rotasını bile uzatmadan geldi. UCM kararlarının hiçbir etkisi olmamasına rağmen tepki gösteriliyor ki düzen devam etsin.
Uluslararası Adalet Divanı'na bakalım. Bir yaptırım gücü var mı? Dava bugün sonuçlansa, İsrail'in yaptırıma tabi tutulması için mesele BM Güvenlik Konseyi'ne havale edilecek. Orada da veto duvarına çarpacak. Hak arayışındaki insanlık, çıkmazın içinde çıkmaz yaşıyor.
Bu düzenin yıkılıp baştan inşa edilmesi şart. Öncelikle merkezi Amerika olmayan bir yer seçilmeli. İnsanlığa düşman olanların Siyonizm'in koruması altında elini kolunu sallayarak gelemeyeceği bir yer mesela. Karşı saftaki ülkelere vize vermezlik etmeyen, vize verdiğine de kısıtlama getirmeyen bir ev sahibi.. Türkiye mesela.! Ne dersin bebek katili yüzsüz?!
Yeni bir düzenin nasıl kurulacağı sorusunun cevabı uzakta değil. Bölgesel güce dönüşen Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan'la kurduğu Mekke İttifakı, bu arayışın en somut örneği.
İttifakın, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarıyla verdiği ilk sınavda başarısız olduğu yorumlarına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey üzerinden, NATO'nun onlarca yıllık tarihinde 5. maddenin yalnızca bir kez işletildiğini hatırlatarak cevap verdi ve ekledi. "Daha yeni başladık"
Kurumsallaştıkça yeni katılımlara açık olacak bu tür oluşumlar, kararlarını beş başkentin vetosuna bağlayan BM'nin boşluğunu önümüzdeki süreçte doldurabilir. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan da Mekke Anlaşması ile bölgenin sorunlarına bölge kaynaklı çözümler üretileceğini ve bütün ülkeleri kuşatan bir mekanizmaya geçiş yapılması gerektiğini söyledi.
Evet, BM ve Mekke İttifakı aynı kefeye konulacak oluşumlar değil ancak günümüzde yaptırım gücü diplomatik yalnızlaştırmadan çok caydırıcılık kapasitesinden geliyor.
Etkisiz uluslararası örgütlerin yerine yenilerini inşa etmek, başta Filistinliler olmak üzere zulme uğrayan tüm halklara, gözlerini kapatıp seyirci kalan insanlığın borcu. Bu borç ödenmediği sürece Netanyahu gidecek, bir başkası gelecek. Hitap ettiği boş koltukların etkisizliği, o salonun yüzü olmaya ne yazık ki devam edecek.
Hayırlı Cumalar diliyorum.
02 EKİM 2026 CUMA
Şaban ÖZTÜRK












