İnsaniyetten azıcık da olsa nasibi olanların takdirini kazanacak ve gönüllere ferahlık verecek açıklamasında şöyle demişti Sayın Cumhurbaşkanı..
“Biz bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktık. Biz bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp helalinden harcayan, eski sistemin dişlileri arasında ezilen o gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için, onların başını daima dik tutmak için kurduk; itilmişler, ötelenmişler, unutulmuşlar partisi olarak yola revan olduk.! Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek.!” Ben, bu olayın patlak verdiği ilk günden son ana kadar Erdoğan’ın böyle bir tepki vereceğinden hiç ama hiç şüphe etmedim. Lakin en küçük bir sorunu bile istismar için fırsat kollayanlar bu kısa aralıkta ellerinden gelebilecek her türlü kötülüğü tüm güçleriyle yaptılar. İstanbul’u talan eden, rüşvet ve yolsuzlukta akıl almaz yöntemler icat eden ve ahlaki manada da diplerin en dibine düşenler, sanki tüm bu rezilliğin failleri kendileri değilmiş gibi esip gürlediler. Mütedeyyin Müslümanlar da bunlara çanak tuttu.! Koro halinde saldırdılar ve kendi ahlaksızlıklarına dönüp bakmadılar bile..Büyük Temizlik Başlıyor Emin Olun.. Televizyonlardaki tartışma programlarında izlemiştim;
Fatma Betül Sayan Kaya bakanlığı döneminde sülalesini kalıcı memur yapmak için 770 günde 60 özel kalem müdürü değiştirmiş. Yani her 10 günde bir birini Özel kalem müdürü olarak işe alıp 10 gün sonra kalıcı memuriyet hakkı kazanmasını sağlamış. 657'ye göre özel kalemler için KPSS şartı yok.
O halde 60 atamanın tüm ayrıntıları açıklansın.! Kamu kadroları kapalı kapılar ardında dağıtılan makamlar değildir; bunun hesabı millete verilmelidir. Bir tanesi bile, “yahu biz kendi hırsızımıza sahip çıkmak için miting üzerine miting düzenledik ama bu adam, yanlış yapan en yakınındaki bile olsa gözünü kırpmadan gerekeni yaptı ve bununla da yetinmeyip bu türden çirkin işlere tevessül edenlerin AK Partide yerinin olmadığını söyleyerek onlara kapıyı gösterdi” deme yiğitliğini gösteremedi.! “Sahi biz neden böyle adam gibi bir duruş sergileyemedik” demek yerine kaldıkları yerden ahlaksızca savunmaya devam ettiler..
Halbuki ‘bizim’ dediğimiz camia istisnasız her ferdiyle ve ilk günden itibaren ‘ahlaksızlığa geçit yok’ diyerek soylu bir tavır aldı, ‘kim olursa olsun mücrimler hak ettikleri muameleye tabi tutulsun’ dedi..! Allah, ‘kötülüğe’ göz yummayan bu civanmertlerin hepsinden razı olsun! “Sizin şer gördüklerinizde hayır vardır” buyuruyor cenabı Allah Bakara Suresinin 216. ayetinde..Bu şer gibi görünen hadise kanaatim odur ki büyük bir hayrın kapısını açmıştır. Biz şüphe duymadık ama azıcık da olsa şüpheye kapılanlar, Erdoğan’ın asla böyle bir çirkinliğe geçit vermeyeceğini bir kez daha ‘aynelyakin’ görmüş oldular. Bu olay, AK Parti içerisine sızmış menfaatçi sülükler ile Erdoğan’ın sırtından nemalanan gizli hainlere, hiç vakit geçirmeden def olup gitmelerinin zamanının geldiğini gösterdi mesela. Evet, “kimsesizlerin kimsesi” olmaya talip değilseniz defolun.! “Yoksulların, mağdur, mazlum, yolda kalmış, itilmiş, ötelenmiş, unutulmuşların” yareni olmayacaksanız defolun.! Yeter artık, Erdoğan’ın sırtından da inin ve defolun.! Şimdi söyler misiniz Allah aşkına! Bundan daha güzel ve hayırlı bir gelişme olabilir mi? Bu gelişme hem içerideki hainleri açık etti hem de açık bir şekilde “bizim hırsızımız iyidir” diyen muhalifleri, hem bunlarla işbirliği içerisine giren bedhahları suçüstü yaptı. Kendi insanımızın sağa sola bakmadan ‘yanlışa sapan bedelini ödesin’ kararlılığının herkes tarafından görülmesine vesile olan bir şey hayırlı olmaz mı hiç! Devlete talipseniz, servete ve marifete talip olmayacaksınız! Servete talipseniz ne devlete talip olacaksanız ne marifete.!
Marifete mi talipsiniz; devlete de servete de talip olmayacaksınız.!
Hayırlı günler diliyorum.
12 EKİM 2026 PAZARTESİ












