Memleket bir ‘fon’ fırtınası nedeniyle toz duman.
Açık söylemek gerekirse finansal illüzyonlardan zerre kadar anlamam; en azından Mustafa Sandal’ın eşi kadar kesinlikle anlamam. Fon ya da borsa üzerinden yatırım yapmak da aklımın ucundan geçmedi şimdiye kadar. Dolayısıyla, bunların caiz olup olmadıkları hususu da ilgi alanıma girmedi.
Parayla para kazanmak, fırsat kollamak bana göre değil sadece lakin gelin görün ki, bu fon karmaşasından sonra sıradan insanların da bu ipte cambazlık yaptıklarına şahit olduk.
Meselenin ne olduğunu anlamaya çalışırken yaptığım araştırmalarda şu husus net bir şekilde kendini gösterdi.
Meğerse para kazanma hırsıyla insanları sofistike yöntemlerle dolandırma maksadındaki fırsatçılarla, elindekiyle yetinmeyip daha fazlasına sahip olabilmek için her şeyi mübah gören aç gözlü küçük yatırımcıların yolu bu platformda kesişmiş.! Aslında tabiri amiyane ile bir tür ‘yemleme’ addedilebilecek başlangıçtaki tatlı kazançlar, kişiyi daha da hırslandırıp elinde avucunda ne varsa buraya yatırmaya sevk etmiş ve sonunda büyük balık küçük balığı yutmuş.! Bu benzetme ile sadece büyük balığa yem olan küçük balıkları suçluyor değilim yahut ahlaksızlığın ve vicdansızlığın dibini bulmuş dolandırıcıları görmezden geliyor da değilim.
Bilakis onların hak ve halk düşmanı olduklarından zerre kadar şüphem yok benim!
Yalnız şu var ki, çok kısa sürede çok büyük paralar kazanıldığında keyiften dört köşe olanların aynı yöntemle bir anda sıfırı bulması, bu yöntemin tabiatı gereğidir. Çünkü haramın binası olmaaz.!
Hani herkesin bildiği Nasrettin Hoca fıkrasında olduğu gibi, kazanın doğurduğuna inananlar onun ölmesine isyan ediyorlar ve bu yönüyle de ciddi bir çelişkiye düşüyorlar.! Halbuki bir şey doğuyorsa o kesinlikle ölür!
Bu, sünnetullahın gereğidir.
Ortada herhangi bir üretim yokken, sırf para hareketlerinden ötürü akıllara zarar kazançlar, bir şekilde büyük bir iflasla neticelenmeye mahkumdur!
Ben hadisenin bu yönüyle de fazla ilgili değilim doğrusu.
Finans tuzağı kuranlar neticenin böyle olacağını elbette ki biliyorlardı.! Bunun için kendileri açısından bir nevi ‘sigorta’ addettikleri kimi siyasetçi ve bürokratları, milyarlarla ifade olunsa bile bu kazancın çok cüz’ibir kısmı ile kafesleyip kendilerini garanti altına alma ahlaksızlığının karşılık bulmasıdır asıl ilgilenilmesi gereken facia.!
Arkasını muhkem bir güce dayayarak kişisel ikbali ve menfaati için her yola başvuran insafsızların bu hırslarının faturası sadece millete çıkmıyor, yaslandıkları siyasi lidere de bedel ödetme noktasına geliyor ne yazık ki..Nitekim bu hadisede de zikrettiğim netice tahakkuk etti ve sadece bu milletin değil, ümmetin ve mazlum halkların umudu olan zata da suçlamalar yöneltildi. Herkesin bildiği ve benim bu nedenle isimlerini tekrardan sakındığım ve hatta bıktığım malum kişilerin sebep olduğu bu ‘kötülük’ şükür ki yüz bulmadı ve gereken tepki en üst perdeden dillendirildi. Sayın Cumhurbaşkanımızın tavrı en küçük bir ‘ama’ya bile geçit vermeyecek türden açık ve net oldu hamdolsun.! Biraz bu konu uzayacak ama bu asil duruşu sayfamıza yansıtmak bizim de boynumuzun borcu olacak. Bu köşenin bana verdiği izin bu kadar ama bu konuya devam etmek zorunda hissediyorum kendimi. Haramın binası olmaz vesselam.
Hayırlı Cumalar diliyorum.
09 EKİM 2026 CUMA












