Fuhuş, uyuşturucu, marka ve lüks tutkusu derken, bizim ‘modern muhafazakarların' geldiği nokta, dudaklarınızı uçuklatacak hale geldi malesef.! Su geçiren oje, abdeste mani olmayan rujlarımız, helal likör, helal bira, helal şampanyalarımız var..Yakında helal etiketli rakı da çıkar.! Sahi hani biz başkalarına benzemeyecektik; ne oldu bize?! Bebeğin cinsiyetini tahmin partisi diye bir parti duydunuz mu siz?! Dünyada yok ama bizde var.! After umre party var.! Rock müzik eşliğinde zikir party'si bile var artık.! Yatlarda happy birthday party gibi rezaletler de var.
Hepsi tesettürlü tabii.! Ramazan iftarını party'e dönüştürenler var, şatafat, müzik, kadınlı erkekli rengarenk giysiler içinde semazenlerle başlıyor.. Baby shower party çıkmış.. Bekarlığa veda partisi adı altında fuhuşa özendirenler bile var. Tesettürlü ama, lüks, israf, ne istersen herşey var.! Artık bu işler için kurulmuş ajanslar bile var, altın kaplamalı pasta sunumlarına kadar, aklınıza gelebilecek her türlü rezillik var.. Haram para cüzdanda durduğu gibi durmuyor, anlayacağınız.. Bu işin içinde herkes var. Yat partilerinde konken oynayan, tesettürlü hanımlar var. Başörtüsü başörtüsü olmaktan çıktı, aksesuara dönüştü bugün.!
Namazı spor, orucu diyet niyetine dönüştürmüşler. Hac da turizm olmuş. Kurban da kebap bayramı olunca, bu iş tamam. Sakal bırak, başörtüsü tak, sonra onlar ne yapıyorsa aynısını yap. Seremoni, ritüel, ikonalar, hepsi aynı. Aşağılık kompleksi bizi perişan etti. Her seviyedeki insanın ayağı kayıyor. Yakında piercingli, tattolu, küpeli, uzun saçlı imamlar görürseniz şaşırmayın; çünkü artık ilahiyatlarda bile namaz kılanlar yüzde 50’nin altına düşmüş.! İnandığımız gibi yaşamayınca, yaşadığımız gibi inanmaya başladık sonunda. Peki biz ne ara bu hale geldik?! Kırk günlük bebeğe tek taş yüzük takan tesettür sosyetesi var, türbanın üstüne tüylü şapka takan.! Mahremiyet duygusunun yerini, abartılı görgüsüzlük aldı, para döküp saçarak varolmaya çalışıyorlar, bedevi kültürüyle yarışıyorlar. Maneviyattan maddiyata öylesine hızlı geçtiler, dünyevi zevklere kendilerini öylesine kaptırdılar ki, kulaklarından altınlar, pırlantalar fışkırdığını herkese seyrettirmek istiyorlar. Nasıl bir açlıksa bu artık, helal etiketli şampanyalar satılıyor.! Alkolsüz mojito var.!
Sodalı limonata derse, havalı durmuyor, illa mojito diyecek.
Alkolsüz bellini var. Alkolsüz aperol var.! Demirhindi şerbetiyle büyüyenler, aniden mojitoya dönüştüler.! “İslami eğlence” adı altında “helal organizasyon” yapan şirketlerin sayısında patlama var. Beş yıldızlı otellerde tahtırevanla düğün yapan var.! Salona tavandan sarkıtılan gondola binerek giren var.
İlahi ekipleri var, helal müzik yapıyorlar, “düğün gecenizi helal çerçevesinde şenlendiriyoruz” diye reklam veriyorlar. Helal suşili düğün yemekleri, Osmanlı köşklerindeki varaklı dekorlarda, Swarovski kristalleriyle süslü padişah koltuklarında, altın kaplamalı pastalarla bitiyor, cümle alem görsün diye, videolarını internette yayınlıyorlar.! Dini düğün palyaçosu var.! İslami animatör var.! Helal selülit kremiyle İslami esaslara uygun masaj salonu var. Taylandlı masözlere türban taktırıyorsun, İslami esaslara uygun olmuş oluyor.! Toplum olarak çürüdük. Bu çürüme sürecinde, taa Singapurlardaki casinolarda rulet masasında yakalanan bakan çocuğunu görmüştük.! 17/25 Aralık lağımı patladığında, inanın, ne yakalandılar diye sevinmiştim, ne de öfkelenmiştim, hissettiğim sadece üzüntüydü. Ait olduğum milletin başına gelenlere, koskoca Türkiye'nin düşürüldüğü hale, demokrasimize, gerçekten çok üzülmüştüm. “Allah ile aldatma” ikliminin, Türkiyemizi ne hale getirdiğini gördüğüm için, gerçekten çok üzgünüm.! Hayırlı günler diliyorum.
26 EKİM 2026 Pazartesi












