Anasayfa
  • Afyon Haber
  • Afyon İş İlanları
  • Gündem
  • Asayiş
  • Siyaset
  • Spor
  • Ekonomi
  • Yaşam Son Depremler Sivil Toplum İslam Sağlık Dünya Bölge Türkiye Magazin Eğitim Sanat Alışveriş Vefatlarımız
  • Ara
SON DAKİKA:
18:33
TSK Spor Gücü Türkiye Şampiyonu Oldu
18:23
AK Parti Afyonkarahisar’da Teşkilat Mesaisi
18:12
Afyonkarahisar Gençler Arası Tiyatro İl Finali Sonuçlandı
17:16
Afyonlu Raketler Kortta Devleşti: 5 Madalya
16:54
Afyon Cenaze İlanları: 5 Mayıs 2026 Defin ve Namaz Bilgileri
03:11
Afyonkarahisar Elektrik Kesintisi 5 Mayıs 2026
02:32
İscehisar’a Yeni Özel Eğitim Okulu Kazandırılıyor
02:13
Afyonkarahisar Yolundaki Eğitim Yolculuğu Facia ile Bitti: 1 Ölü
02:03
İlker Başbuğ Afyonkarahisar Kitap Günleri'ne Katılacak
01:58
Afyonkarahisar Hava Durumu: Kar ve Buzlanma Uyarısı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
  3. Kokusuz ve Dikensiz Güller
28 Eylül 2023 - 01:03
Güncelleme: 28 Eylül 2023 - 01:04

Kokusuz ve Dikensiz Güller

28 Eylül 2023 - 01:03
Güncelleme: 28 Eylül 2023 - 01:04
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Kokusuz ve Dikensiz Güller

Yaşanmışlıkları, adanmışlıkları ve sanırım en çok da aldanmışlıkları nedeniyle yaşamın kıyısında ve hayatın sadece “ucundan” tutarak yaşıyor artık çağımız insanı. Açılmaktan, derinlere inmekten, sadakatini sunmaktan, vefadan nasiplenmekten ve her şeyden önemlisi de “gönlünde yer vermekten” ödü patlıyor artık.

Zira öyle bir çağ ki hissetmeye, akletmeye, fikretmeye, şükretmeye, söylemeye, dinlemeye , durmaya, durulmaya, görmeye, kavramaya, duymaya, dinlenmeye , olmaya, oldurmaya, olgunlaşmaya vaktimiz yok hiçbirimizin.

Her yaşanan ve şahit olunan olayla ruhu katledilen “samimiyet” kelimesinin sadece dilden dile dolaştığı, ilgilerin yapay ve sahici olmaktan uzak hale geldiği; zilletin tevazu, sünepeliğin ise tevekkül etiketi ile pazarlandığı, hemen herkesin hemen her şeyden şikâyetçi olduğu ama bu şikâyet furyasına rağmen kimsenin hiçbir şey yapmak için çaba göstermediği, her şeyin matematiksel bir algı içinde rakamlara esir edildiği ve eskilerin “kanaat” olarak adlandırdıkları kavramın yerinde yeller estiği puslu bir çağın göğsünden süt emmeye başladık hepimiz.

Hiçbir yerde, hiçbir meselede, hiçbir soruda konaklamıyoruz mesela artık.

Gelip geçecek şeylerin peşinde olduğumuz için kök salmıyor, toprakla ünsiyet kurmuyor, bir yere ait olmamak için didinip duruyoruz. Esen her rüzgâr, kopacak her fırtına, başımıza gelebilecek muhtemel bir musibet adına oradan oraya sürüklenmemek için elle tutulur gözle görülür bir tedbirimiz de yok.

Ne kendimizi tanımaya ne başkalarını tanımaya niyetimiz var. Hep istediğimizi alacak kadar temastayız, irtibatlıyız insanlarla. İşimiz bitince muhatabımızın kim olduğunu anımsamıyoruz bile. Ne kimsenin içimize taşınmasına izin veriyor, ne de biz kimsenin gönlüne sadakatle, samimiyetle girmeye teşebbüs ediyoruz. Yani hiçbir yerin yerlisi olamadığımız gibi, hiçbir insanın yakını, dostu, yâri, yareni de olamıyoruz. Çünkü yakınlıklarımız beklentiler üzerine kurulu, bizim sunduğumuz şartlara bağlı ve bu yüzden de bağlantılarımız güçsüz ve geçici. Samimiyetsiz, içsiz, içeriksiz ilgileniyoruz bizi ayakta tutacak her şeyle, her meseleyle, her soru ve sorunla.

Bu nedenle olsa gerek ki; eleştirmekten ve şikâyetçi olmaktan vazgeçip hayatımızda bir şeyleri iyiye doğru değiştirebilecek şeylere bir türlü teslim edemiyoruz kendimizi; dünden razıyız sanki bu dünya değirmeninde öğütülüp gitmeye, çözülüp dağılmaya, kapılıp sürüklenmeye.

Ama önümüzdeki bu görüntüye rağmen mezarlığa uğramamış, ölüm ve ayrılık acısını iliklerine kadar yaşamamış; otogar, havaalanı, garlardaki ayrılık ve buluşmalara tanıklık etmemiş; dua kanallarının ardına kadar açıldığı, acziyetin doruklara çıktığı ameliyathanelerin, yoğun bakım kapılarının önündeki çaresiz bekleyişi görmemiş; açlık çekmemiş, yoklukla buluşmamış, ihanet nedir yaşamamış; yarı yolda bırakılmamış; yani lafın kısası “acıyı tatmamış”ve hayatın “anlam haritası”nda sadece birkaç kelime ezberlemeyi başarmış insanlar, bugün Google’dan aşırdıkları malumat kırıntıları ile bilgelik peşindeler veya popüler kitaplardan hayatın anlamını arıyor, kendilerince buluyor ve bu bulduklarını parlatarak zihnimizden aşağı boca ediyorlar.

İnsanı, ulaştığı her tatminle yeni bir arzunun tohumunu yeşerten nefsiyle yaratan ve nefsin , ebediyen doyurulamaz arzusunun sonu olmadığını belirten kelamın, kalemin ve ilhamın sahibi insanın yaşadığı çağı şahit kılıp bizatihi üzerine yemin edip, “insan ziyandadır” dese de; tarih kitapları cahiliye döneminde insanların hamurdan putlar yapıp taptıklarını, acıktıklarında da bu putları yediklerini yazar.

Bence bugün yaşadığımız şey tam da anlatılan bu tarihin makus tekerrürü, zira biz de sahte ilişkilerden, hamasi sözlerden, değersizleştirilen değerlerden, gösterişli yalanlardan ve küçük menfaatlerden putlar yapıyor, en ufak açlık hissinde bunları yiyoruz.

Amellerin görüntülerle süslendiği, riyâ, kibir ve inkârın her tarafı kapladığı; özlerin efsunlu sözcüklerle kirletildiği, zamanın bereketsizleştiği, bilgiden çok bilginin şehvetinin arandığı bir zaman diliminde ruhlarımız bu yüzden avuçlarımızda bir hüzün yumağı gibi.

Peki, neden bu haldeyiz ve anlam haritalarımızı neden ısrarla bizzat kendimiz yok ediyoruz?

Bence kederlerden arıtılmış bir dünyanın hayali içinde öteler için yaratılan cennetin rahatını burda “peşin” olarak aradığımız için.

Bu yüzden olsa gerek ki, 'alîm' olanın açlık ve meşakkatin içine sakladığı ilmi, tokluk ve rahatın koynunda, 'muîz' olanın tâat ve ibadetin içine sakladığı izzeti, makam ve mevkide; 'ganî' olanın, kanaatin içine sarıp sarmaladığı zenginliği, mal yığıp biriktirmekte arıyoruz!

Hayatın getirdiklerini yaşamak yerine, kendine yaşayacak bir hayat kurgulama arzusu içindeki insanın kendisini üzecek, kıracak, ağlatacak, acıtacak şeylerden kaçmasının altında da bence bu sebep yatıyor.

Evet, yazının başından beri anlattığım kelimeler dizisinden de anlaşılacağı üzere hiçbir bedel ödemeden, sadece ödenecek bedelin tellalığını yapan günümüz insanı “gül” olmak istiyor.

Ama herkesin işaret edeceği, bakıp hayran kalacağı, dönüp bir daha bakacağı, gittiği her yerde anlatacağı, güzelliğinin dilden dile dolaşacağı bir gül.

Üstelik bu gül dikensiz ve ne garip ki “kokusuz”.

Dikensiz; çünkü insanımız gülü yaratan kudretin o güzelliğe ulaşmak için dikene razı olmamız gerektiği dersini okuyamamış.

Kokusuz çünkü kokunun gülün acıyarak, kanayarak ödediği bir bedel olduğunu marifet gözüyle okuyamıyor.

"Tez kızaran güllerden kendini sakın" derdi ceddimiz.

"Çünkü çabuk açan gülün kokusu olmaz; kokuyu veren zaman ve acıdır" diye de eklerlerdi.

Kendini sadece eğlenme kodlayıp  tüketmeye odaklanmış, herkesin ganimet derdine düştüğü bir  dünyada; hayata bu gözle bakma yetisini yitiren insan, yaşamsal süreçteki anlam derinliğini kavrayabilir; kalbinin acıdıkça güzelleşeceğini; ruhunun acıdıkça derinleşeceğini, bedenin acıdıkça güçleneceğini fark edebilir mi?

Peki ya kalbini ve zihnini sadece “sahip olmaya” odaklamış; her bir şeyini ‘görünür’ kılma çabası içinde, elindeki sabır tesbihini kaldırıp atan günümüz insanı; insanlığın tekamül yolculuğunda Hz Adem (as)’in şeytanla, Hz Musa (as)’nın kendi evinden kovulmakla, Hz Hacer’in yalnızlıkla, Hz Yunus (as)’un bir balığın karnında kalmakla, Hz Asiye’nin Firavunla, Hz Yusuf (as)’un kardeşleriyle, Hz İbrahim (as)’in oğluyla, Hz Lut (as)’un sapıklarla, Hz Nuh (as)’un onunla alay edenlerle, Alemlere rahmet olanın ise sevdiklerinin firakı ile başlayan; toplumsal vicdanda kazanan ve insanlık tarihine yön veren bu güzidelerin olgunlaşma sürecinin içinde sözünü ettiğim güzelleşmenin, derinliğin ve güçlenmenin kodlarını görebilir; onların çektiği acıların, döktüğü gözyaşlarının, katlandıkları eziyetlerin meyvesi olan İslam’ın kokusunu bugün alabilir mi?

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • DAR AĞACINDA YARGILANAN İNSANLIK - 07 Nisan 2026
  • VİCDANIN YÜKSELİŞİ - 05 Şubat 2025
  • Fetret döneminden geçiyoruz - 30 Ekim 2024
  • Toplumdaki Öfkenin Kökleri: Nereye Yanlış Gittik? - 06 Ekim 2024
  • Gördüm, Okudum, Yazdım; Hep Ağladım - 11 Eylül 2024
  • Sevgiyi yeşertebilir misiniz? - 08 Eylül 2024
  • İyiler - 15 Haziran 2024
  • Laiklik - 24 Şubat 2024
  • Ezan Okunan Her Yer Vatandır - 05 Kasım 2023
  • Teknolojik Esaretimiz - 13 Ağustos 2023
  • Kalbimiz Başka Söylüyor Aklımız Başka - 13 Haziran 2023
  • Dava Kendini Doğurma Davası - 05 Mayıs 2023
  • Dimyat'a giderken olanlar! - 20 Nisan 2023
  • Tutunduğumuz Dal Kurumuş Değil - 21 Mart 2023
  • Peki ya Ahlâki deprem? - 15 Şubat 2023
  • Haz ve Hız Çağı - 05 Şubat 2023
  • Din(i)dar - 09 Ocak 2023
  • Kelimelerin Gücü Aşkına - 21 Aralık 2022
  • Çağın Mottosu - 28 Kasım 2022
  • Kalemler Emanettir - 31 Ekim 2022
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
Köşe Yazarları
 Şaban Öztürk
Şaban Öztürk
SLİKON VADİSİNİN BARONLARI.!
Yasin Şen
Yasin Şen
ANA FİKİR
Zamanın Eskitemediği Alfabe
Yalçın Sevim
Zamanın Eskitemediği Alfabe
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
DAR AĞACINDA YARGILANAN İNSANLIK
GÜVEN HER ŞEYDİR
Lokman ÖZKUL
GÜVEN HER ŞEYDİR
Mustafa ŞENGÜL
Mustafa ŞENGÜL
Hayat kısa, sözler kalıcı: Varken değer vermeyi öğrenmek
Çok Okunan Haberler
Afyon Cenaze İlanları: 28 Nisan Vefat Edenler
Afyon Cenaze İlanları: 28 Nisan Vefat Edenler
Mahmut Önder Artuk'un Acı Günü
Mahmut Önder Artuk'un Acı Günü
Afyonkarahisar 30 Nisan 2026 Vefat Edenler ve Cenaze Bilgileri
Afyonkarahisar 30 Nisan 2026 Vefat Edenler ve Cenaze Bilgileri
Afyon'da Bugün Kimler Vefat Etti? 29 Nisan 2026 Vefat İlanları
Afyon'da Bugün Kimler Vefat Etti? 29 Nisan 2026 Vefat İlanları
Ayvalıkgücü Belediyespor Eskişehirspor Maçı Ne Zaman? Hangi Kanalda?
Ayvalıkgücü Belediyespor Eskişehirspor Maçı Ne Zaman? Hangi Kanalda?
Afyon Lisesi’nin Emektar Öğretmeni Hayatını Kaybetti
Afyon Lisesi’nin Emektar Öğretmeni Hayatını Kaybetti
Ana Sayfa
Afyon Haber
Afyon İş İlanları
Gündem
Asayiş
Siyaset
Spor
Ekonomi
Yaşam
Son Depremler
Sivil Toplum
İslam
Sağlık
Dünya
Bölge
Türkiye
Magazin
Eğitim
Sanat
Alışveriş
Vefatlarımız
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Günün Haberleri
Arşiv
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Bölge
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Sağlık
  • Sanat
  • Siyaset
  • Spor
  • Türkiye
  • Vefatlarımız
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
Google Play
ücretsiz indirin

  • Rss
  • Sitemap
  • Sitene Ekle
  • Yayın Politikası / Sorumluluk Reddi
  • Hizmet Şartları
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
  • Hakkımızda

Son dakika Afyon haberlerini doğru, güvenilir ve tarafsız gazetenizde takip edin, Afyon gündeminden haberiniz olsun. Afyon Kent Haber'in tüm hakları saklıdır.

Yazılım: Tumeva Bilişim

AfyonKentHaber