Anasayfa
  • Afyon Haber
  • Afyon İş İlanları
  • Gündem
  • Asayiş
  • Siyaset
  • Spor
  • Ekonomi
  • Yaşam Son Depremler Sivil Toplum İslam Sağlık Dünya Bölge Türkiye Magazin Eğitim Sanat Alışveriş Vefatlarımız
  • Ara
SON DAKİKA:
15:19
Afyonkarahisar Müzisyenler Derneği Başkanını Seçti
15:15
TED Afyon Basketbolda Türkiye İkincisi
15:15
Afyonkarahisar Valisi Aktaş SGK Heyetini Kabul Etti
15:09
Bodrumspor - Çorum FK Play Off Maçı Hangi Kanalda Yayınlanacak?
15:05
Afyon’da cenaze ilanı: İhsan Baştürk vefat etti
15:01
Bugünkü maçlar: 11 Mayıs Pazartesi günün maç programı
03:13
Afyonkarahisar’da patlıcan fiyatı ne kadar?
02:58
Muğlaspor, Elazığspor’u penaltılarla geçip Trendyol 1. Lig’e yükseldi
02:58
Afyonkarahisar-Konya demiryolu hattında ilaçlama uyarısı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. Abazdağı'ndan Ayrılış - Yasin ŞEN
Gündem
21 Kasım 2021 - 00:49
Güncelleme: 21 Kasım 2021 - 00:54

Abazdağı'ndan Ayrılış - Yasin ŞEN

Mâzî çoğu zaman bize dokunaklı ve güzel gelir. Çünkü yaşamak istediğimiz bir itminan duygusu varlığımızın en diplerinde gizlenmiş ve belki devirler boyunca yaşanan şeyler yüzünden giderek belirsiz bir hâl almıştır.

Gündem
21 Kasım 2021 - 00:49
Güncelleme: 21 Kasım 2021 - 00:54
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Abazdağı'ndan Ayrılış - Yasin ŞEN
Geçmişi güzelleştiren de herhalde bu belirsizliğin arkasından izlediğimiz ve hep arzuladığımız fakat kadim zamanlarda kalan bir kemâl duygusudur.  Mâzî bu sebeple hep güzeldir. Çünkü geldiğimiz yer, ayrıldığımız o bütün güzeldir. Aslında gideceğimiz yer de güzeldir de nefsin ısrarı ve gücünün kaynağı olan zaman bize birçok yanılsama sunuyor.

“Geçmişi güzelleştiren ne?” diye soruyor bir kitabında Nevzat Kösoğlu. Sonra bu soruya şu cevabı veriyor:

“İnsan, hayatı eksik yaşayan bir varlıktır. Bizim için katıksız zevk, saf keder, pür irade yahut inanç yoktur; bunlar daima insandan insana ve zamandan zamana değişen ölçülerde gölgelidir. Bu yüzden eylemlerimiz de alacalıdır; saf eyleme ulaşamıyoruz. Eylemlerimizi temellendiren irade tam ve keskin değildir; daima bir şüphe, bir tedirginlik, bir endişe yahut bir tereddütle sakattır. Allah’a tevekkül kavramı bu irade eksikliğini tamamlamak üzere devreye girer; ama o da tam değildir. Tam olabilseydi, İbrahim için gül bahçesine dönen ateş bizim de buyruğumuza girecekti; karşıki dağa göç desek göçecekti…”[Nevzat Köseğlu, Geçmiş Zaman Peşinde Yahut Vaizin Söyledikleri].

Kösoğlu, kitabının ilerleyen sayfalarında “saf eylem”den söz ediyor ki, benim aradığım kavram tam da budur. Abazdağı benim için bir nevi saf eylem, saf düşünce, saf hayal ve nihayet saf insan idi. Onu bu kadar çok sevmemin; bu satırlara hatıralarımı, duygularımı ve düşüncelerimi bölük pörçük taşımamın en önemli kaynağı da bu...

Bu saflık Abazdağı’nda her daim var olmaya devam etti. Bu berrak aynada ölenler ve kalanlar birlikte cilveleşiyordu. Birinden ötekine geçen şeyler izlenebiliyor, duygusal bir bütünlük kuruluyor, en basit hadiseler muhtevasını tam tayin edemediğim bir vahdet şuuru hâlinde kendini gösteriyordu.

Babaannemin ekmeğin içine kattığı kül, soframızı paylaştığımız akrabalarımız, dağın bir yanından ötekine seslenirkenki muhabbetimiz, alçacık ve toprağa sâdık duran gövdesinden yediğim nefis çilek, geçimimizi temin ettiğimiz fındık, nefis kestaneler ve dahi kestane balı,  pekmezimizin kaynağı o şirin elmalar, bir türlü doya doya yiyemediğim o güzelim incirler, armutlar ve çörtükler, derin ormanlar ve hür ağaçlar bizi bu saf iklimde bir araya getiriyor ve gönülleri perçinliyordu.

Abazdağı’ndan ayrılmak, bu saf neşeden de uzaklaşmak demekti. Burada en dengesiz hallerimiz tedavi oluyor ve biz bir sükûnete erişirken ondan ayrı düştükçe tarifsiz huzursuzlukların içinde bocalıyorduk. En azından bu bir süre sonra hissediliyordu. Dağ bize iyi geliyordu. Sadece dağ mı? Ondaki her şey… Orman, ağaç, meyve, börtü böcek, rüzgar, toprak, su… Bunlar o saf neşeden beslenmiş olarak bize geliyordu. Bizi de dinginleştiriyor, birkaç gün bile olsa arındırıp bir vahdet neşesine bağlıyordu.

Abazdağı’ndan ayrı kalmanın, ondan ayrılmanın da saf bir neşesi vardı. Bir kere Abazdağı’ndan ayrılış hep hüzünlüydü. Fakat itminan dolu bir ayrılıştı bu. Motorun kasasında bu yüce dağı yavaş yavaş beliren akşamın zifiri karanlığına ve hatıraların koyuluğuna emanet ederken ona gıpta ile bakmaktan kendimi alamazdım. “Gıpta” ile diyorum… Çünkü onun gibi gani, mütevekkil, cömert, merhametli olmayı istiyordum. Uzaklaştıkça ona daha çok bağlanıyordum. Tabii bunu şimdi, bugünün biraz buğulu, silik ve gurbet dolu penceresinden görebiliyorum.

Orada ev, ormanlar ve fındık bahçelerinden oluşan bir dünya; şimdi bir başına ve yalnız kalıyordu. İçimden yükselen sorular “Nerede bu insanlar, nerede bunca hay huy, nerede geçen zaman?” diye hiç durmadan haykırıyordu. Zaman geçtikçe daha iyi anladım ki, onda geçirdiğim kısa fasıllar bile başka yerlerde fasılasız bir birlikteliğe dönüşüyordu. Durmaksızın bu dağı hatırlıyor, düşünüyor, ona içimde hep bir yer veriyordum. Dağ, benim için bir muvazene unsuru olmuştu. Bütün hayallerim bu yüce dağın eteklerinde bir sükûnete kavuşuyordu. Dağ, giderek kutsalım oluyordu.

Bunlar, ondan ayrılışların içime bıraktığı burukluğun sevk ettiği düşünceler… Fakat artık Abazdağı’ndan ayrılıyorduk. O geride kaldıkça ve küçüldükçe büyüyen duygular sarmalıyordu içimizi. Dağ her an daha da gerilerde kalıyor.

Şimdi burada ona veda yüklü satırlarla seslenmenin zamanı geldi.

Ey Abazdağı!

Ey mütevazi, vakur ve samimi diyar! Senden daima aldık. Bizi bıkmadan, usanmadan besledin! Ne mübareksin ki, verdikçe, besledikçe bitmedin, tükenmedin. Bir ana gibi yavrularını emzirdin! Bizleri sen besledin. Bizi bugünlere getirdin. Sen bizim sadık yârimiz, dar günümüzde imdadımıza yetişenimiz, sığınağımız, vatanımız, toprağımız oldun.

Seni anlatmak çok güç. Ancak hissetmek mümkün. Sana dair bunca kelimenin ne kadar cılız ve ham olduğunu görebiliyorum. Çünkü sen sırlarını vermede bizi beslediğin gibi cömert değilsin. Bir gün bu sırrını verdiğinde tevazunun, sabrının ve muhteşem yalnızlığının da gideceğinden endişe etmektesin. Haklısın. “Bırakalım o bende ve onu çözebilende kalsın!” der gibisin. Öyle olsun. Başından rahmetin, toprağından bereketin, havandan şefkatin ve kalbinden merhametin hiç eksik olmasın.

Ey Abazdağı!
Ey aziz dağ!
EDİTÖR
Mustafa Şengül
Mustafa Şengül
Mustafa Şengül, Afyonkarahisar merkezde yayın yapan afyonkenthaber.com’da uzun yıllardır yerel internet medyasında görev almakta, haber akışı...
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Afyonkarahisar Valisi Aktaş SGK Heyetini Kabul Etti
Afyonkarahisar Valisi Aktaş SGK Heyetini Kabul Etti
Afyonkarahisar’da Anneler Günü’nde Şehit Anneleri Onurlandırıldı
Afyonkarahisar’da Anneler Günü’nde Şehit Anneleri Onurlandırıldı
Özkan Yalım'ın etkin pişmanlık ifadesindeki iddialar gündemde
Özkan Yalım'ın etkin pişmanlık ifadesindeki iddialar gündemde
Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay Afyonkarahisar’da konut teslim törenine katılacak
Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay Afyonkarahisar’da konut teslim törenine katılacak
Çok Okunan Haberler
Afyon Cenaze İlanları: Keser ve Kılınç Ailelerinin Acı Günü
Afyon Cenaze İlanları: Keser ve Kılınç Ailelerinin Acı Günü
Afyon Cenaze İlanları: 5 Mayıs 2026 Defin ve Namaz Bilgileri
Afyon Cenaze İlanları: 5 Mayıs 2026 Defin ve Namaz Bilgileri
Afyonkarahisar'da Bugün Vefat Edenler: 9 Mayıs 2026
Afyonkarahisar'da Bugün Vefat Edenler: 9 Mayıs 2026
Afyonkarahisar Elektrik Kesintisi 5 Mayıs 2026
Afyonkarahisar Elektrik Kesintisi 5 Mayıs 2026
Afyonkarahisar Yolundaki Eğitim Yolculuğu Facia ile Bitti: 1 Ölü
Afyonkarahisar Yolundaki Eğitim Yolculuğu Facia ile Bitti: 1 Ölü
Eskişehirspor Ayvalıkgücü Maçı Ne Zaman, Saat Kaçta, Hangi Kanalda?
Eskişehirspor Ayvalıkgücü Maçı Ne Zaman, Saat Kaçta, Hangi Kanalda?
Son Yorumlananlar
Burcu Köksal: Kendi İrademle Karar Verdim
Burcu Köksal: Kendi İrademle Karar Verdim
1923 Afyonspor Üst Tura Yükseldi: Marmaris’te Tek Golle Zafer
1923 Afyonspor Üst Tura Yükseldi: Marmaris’te Tek Golle Zafer
Akçakoca'da Zamansız Veda: Sevilen Müteahhit Hayatını Kaybetti
Akçakoca'da Zamansız Veda: Sevilen Müteahhit Hayatını Kaybetti
Kadir İnanır sevenlerini üzdü!
Kadir İnanır sevenlerini üzdü!

Ana Sayfa
Afyon Haber
Afyon İş İlanları
Gündem
Asayiş
Siyaset
Spor
Ekonomi
Yaşam
Son Depremler
Sivil Toplum
İslam
Sağlık
Dünya
Bölge
Türkiye
Magazin
Eğitim
Sanat
Alışveriş
Vefatlarımız
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Günün Haberleri
Arşiv
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Bölge
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Sağlık
  • Sanat
  • Siyaset
  • Spor
  • Türkiye
  • Vefatlarımız
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
Google Play
ücretsiz indirin

  • Rss
  • Sitemap
  • Sitene Ekle
  • Yayın Politikası / Sorumluluk Reddi
  • Hizmet Şartları
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
  • Hakkımızda

Son dakika Afyon haberlerini doğru, güvenilir ve tarafsız gazetenizde takip edin, Afyon gündeminden haberiniz olsun. Afyon Kent Haber'in tüm hakları saklıdır.

Yazılım: Tumeva Bilişim

AfyonKentHaber