reklam

Türk Çam Balı Dünya Markası Olacak

Türkiye’de 500 000 000 dolarlık hacme sahip bal ve arı ürünleri pazarının 200 000 000 dolarını ambalajlı bal pazarı oluşturuyor. 

Türk Çam Balı Dünya Markası Olacak
25 Haziran 2020 - 10:11

Bal ihracatçıları ambalajlı ihracatta teşvik istiyor, Dünyada çam balı üretiminin % 90’ı Türkiye’den

Son 8 yılda ihracatını 5 kat artıran bal ihracatçıları “Ambalaj ürüne katma değer sağlar, güvenilir gıda ambalajlı gıdadır.” diyerek 100 000 000 dolarlık amaçlarına ambalajlı bal ihracatı yaparak ulaşmak istiyor. 

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’nin kovan varlığında dünya üçüncüsü, bal üretiminde ise Çin’den sonra ikinci sırada olduğunu ifade etti. 

“Ülkemizde 83 bin arıcılık işletmesi bulunuyor. Bal üretimi ise ortalama 70-80 000 ton dolayında. Bunun 20-25 000 tonunu çam balı oluşturuyor. Dünyada çam balı üretiminin % 90’ı ülkemizde yapılıyor. Türkiye´nin çam balı üretiminin % 80'lik bölümü de Muğla’dan karşılanıyor. Türkiye dünyadaki en nitelikli bala sahip. Biz çam balını dünyaya tanıtmak istiyoruz. Botanik zenginliğiyle eşi benzeri görülmeyen bu coğrafyadaki hakiki çam balının dünyadaki hak ettiği değeri bulabilmesi için Ar-Ge çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Ege İhracatçı Birlikleri olarak Türk çam balının faydalarını anlatan bir film hazırlıyoruz. Çam balı ihracatının katma değerini gıda güvenliği ve hijyenini merkeze alarak dünyanın talep ettiği kalitede artırmamız gerek. Avrupa’ya yapmış olduğumuz süzme bal ihracatımızın % 90’nını çam balı oluşturuyor.”

Arılar olmazsa insanoğlu sadece dört yıl yaşayabilir

Kalpaklıoğlu, Avrupa pazarına ve hedef pazarlara Türk çam balını katma kıymetli bir biçimde ticarileştirilerek gönderilmesinin ambalajlı bir biçimde ihraç edilerek sağlanacağı görüşünde. 

“Ambalaj bir ürünün markasını ve niteliğini anlatır. Ambalajlı bal ihracatı çam balımızın marka değerini artırarak dünyada önemli bir üretici konumunda olan Türkiye’nin ihracat ayağında da önemli bir oyuncu hatta söz sahibi olmasını sağlayacaktır. 2011'de 5 000 000 dolar olan ihracatını 2019’da 25 000 000 dolara ulaştıran Türkiye verimli florasıyla gün geçtikçe kendisini arıcılıkta geliştiriyor. İklim değişikliği, tarım ilaçları, çevre kirliliği yüzünden dünyanın pek çok bölgesinde toplu arı ölümlerine şahit oluyoruz. Ünlü fizikçi ve bilim insanı Albert Einstein arıların ekosistem için önemini 1949’da şu sözlerle özetlemişti: “Arılar yeryüzünden silinip giderse, insanoğlu sadece dört yıl yaşayabilir. Arılar olmazsa döllenme olmaz, hiçbir bitki, hiçbir hayvan, hiçbir insan olmaz.” Dünya döngüsü için hayati öneme sahip arıların yaşamaları, beslenmeleri, doğal süreçlerinde bal üretmeleri için en büyük görev üreticilere düşüyor.”

İlk 5 ayda bal ihracatı artış gösteriyor

Nedim Kalpaklıoğlu’na göre çam balında arıcıların arı hastalıklarına karşı kullanmış olduğu antibiyotik ilaçlarının veteriner tarafından reçeteye bağlanması ve kullanımının kontrol altında tutulması gerekmektedir. 

“Bu bal ihracatındaki artışın önüne geçen en büyük engeldir. Tarım ve Orman Bakanlığı denetimlerini sıkı bir biçimde yapıyor. Arıcılara bilgilendirmenin doğru yapılması adına eğitimlerin sıklaştırılması, denetimlerin artış göstermesi, bal analizlerinin düzenli yapılması gerekmektedir. Geçen sene 5 000 548 ton balı 45 ülkeye gönderdik. Balın beraberinde polen, arı sütü, propolis, arı ekmeği gibi katma kıymetli arı ürünleri üretiminin artırılmasını da hedefliyoruz. İlk 5 ayda bal ihracatı % 2,5 artarak 10 000 000 725 000 dolara ulaştı. Ege Bölgesi’nden ise bal ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre % 2 artarak 5 000 000 778 bin dolar olarak gerçekleşti. En fazla ihracat dünyanın en büyük bal ithalatçıları olan Almanya ve Amerika’ye yapıldı.” 

Her gün bir kaşık bin bir derde deva

Balın bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini, antiviral özelliği ile en kuvvetli doğal antibiyotiklerden biri olduğunu dile getiren Nedim Kalpaklıoğlu şöyle konuştu:

“Karaciğer ve akciğeri yeniliyor, yaraları iyileştiriyor, mikropları öldürüyor. Damar sertliğinden kansere kadar pek çok hastalığa karşı bizi koruyor.  Pandemi bizlere kendisine kendisine yetebilen bir ülke olmanın ne kadar değerli olduğunu gösterdi. Ekosistemimizi daha fazla koruma altına alma eğiliminde olmalıyız. Bakanlıklarımız ve Orman Genel Müdürlüklerince bal ormanlarının artırılmasına yönelik pek çok proje başarı ile devam ediyor. Bal Ormanı Eylem Planı bunun en güzel örneği. Şu an 533 adet bal ormanımız var. Bal ormanı tesislerinin 2023'e kadar 720'ye çıkarılması amaçlanıyor. Aynı zamanda proje ile 70 000 795 hektarlık alan arıcıların kullanımına açıldı.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum