Çin'den çok tartışılacak bir adım! COVID-19 verilerini sildi

Koronavirüsün ‘sıfır noktası’ olarak anılan Wuhan ile alakalı Çin’den çok tartışılacak bir adım atıldı. Çin, erken Wuhan salgını ile alakalı COVID-19 verilerini sildi.

Çin'den çok tartışılacak bir adım! COVID-19 verilerini sildi
24 Haziran 2021 - 13:43
Koronavirüs aşağı yukarı 2 senedir hayatımızda. Fakat virüsün nasıl ve nereden çıktığı hususu ile alakalı hala bilim dünyası hemfikir olabilmiş değil.

Son dönemde virüsün Wuhan’daki laboratuvardan sızdığına dair yeni kanıtların çıkması ile eş güdümlü gözler buraya çevrilmiş durumda. ABD’nin ‘Wuhan’ı uluslararası incelemecilara aç’ çağrısı ardından Çin’den flaş bir atılım geldi.

İngiliz Mirror gazetesinde yer alan habere göre, Çin, pandeminin ilk günlerindeki ‘varlığını saklamak’ amacıyla Wuhan’daki erken vakalarla alakalı mühim COVID-19 verilerini sildi.

İddianın sahibi Seattle’daki Fred Hutchinson Kanser Merkezi’nde incelemeci olan Jesse Bloom, ‘Koronavirüsün kökeni ve erken yayılımı hala gizemini koruyor’ dedi.

Silme amacıyla uygun bir bilimsel namacıyla olmadığının altını çizen Bloom, ‘Bu namacıylale, dizilerin varlıklarını saklamak amacıyla silinmiş olması muhesas görünüyor’ ifadesini kullandı.

Bloom mevzu ile alakalı yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

‘Wuhan’daki erken ayakta tedavi gören hastalardan alınan örnekler, virüsün yayılmasını kavramak isteyen herkes amacıyla bir altın madeni. Bunları gizlice silmek yerine örnekleri tam olarak sıralamak açıkça bilimsel olarak daha bilgilendirici olurdu.’

Bloom hazırladığı raporunda Huanan Deniz Ürünleri Pazarı’nda salgından evvel bildirilen vakalar bulunduğunu da iddia etti.

ÇİN’İN KORONA BELGELERİNDEKİ ŞOKE EDEN İFADELER

Söz hususu rapor Çin – virüs temasını bir kez daha gündeme taşıdı. Önceki haftalarda ise Çin’in ‘Koronavirüs belgeleri’ ABD’li yetkililer aracılığıyla ele geçirilmiş ve Çin’in sır gibi sakladığı proje deşifre olmuştu.

ABD basınında geniş yer bulan söz hususu belgelere göre, Çinli bilim adamları son altı senedir koronavirüs dahil biyolojik ve kalıtsal silahlar üstünde araştırmalar yürütüyor.

Söz hususu belgelerde bu proje bir harp halinde ‘zaferin esas silahı’ olarak adlandırılıyor ve ayrıntılı araştırmalar sunuyor. Belgelerde Üçüncü Dünya Savaşı’nın beklenenin aksine kimyasal ve nükleer silahlar ile değil, biyolojik silahlar ile uygulanacağı tezi yer alıyor.

ABD aracılığıyla Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atılan iki atom bombasına atıfta tespit edilen belgelerde biyolojik silahların yeni bir dünya harpında ‘zafer amacıyla esas silah’ olacağının altı çiziliyor.

Halk Kurtuluş Ordusu’nda vazife alan bilim adamlarının hazırladığı dosya, hastalıkların ‘daha evvel hiç görülmemiş bir şekilde’ silah gerçekleştirmek amacıyla manipüle edilmesini incelediğini iddiası yer alıyor.

Belgelerde biyolojik silahların maksimum tesiri göstermesi amacıyla gereken koşullar da özetleniyor. Belgelerde ‘biyolojik hücum gece ya da şafak zamanı sabit yel tarafı bulunduğu vakitte yapılmalı’ ifadesi yer alıyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum