reklam

Afyonkarahisar Barosu 23 Nisan Mesajı yayımladı!

İstiklal savaşını kazanan ve Türkiye Cumhuriyetini kuranların oluşturduğu  (etnik kökeni ne olursa olsun!) millete Türk Milleti denir

Afyonkarahisar Barosu 23 Nisan Mesajı yayımladı!
23 Nisan 2020 - 01:10

23 Nisan “Büyük Millet Meclisi”nin açılış günüdür.

İstiklal savaşını kazanan ve Türkiye Cumhuriyetini kuranların oluşturduğu  (etnik kökeni ne olursa olsun!) millete Türk Milleti denir.
 
İşte 23 Nisan 1920’de, yani bundan tam100 yıl önce kurulan Meclisimize ismini veren “Büyük Millet”, omuz omuza verip kıyama duran, yedi düvelle harp edip geldikleri gibi gönderen bu millettir.
 
23 Nisan 1920’de açılan meclis, misak-ı milli sınırları içinde kalan vatan topraklarından gelen temsilcilerden oluşan, Büyük Milletin bağrından kopmuş, onu tam bir selahiyetle temsil eden milleti ile bütünleşmiş, hemdert ve hemhal olmuş mebusların vücuda getirdiği bir kutlu yapıydı.
 
Duvarında “onlar işlerini istişare ile yürütürler” ayeti asılı olan bu kutlu meclis tam yüz yıl önce Büyük Milletin asla pes etmeyeceğini, mağlup olmayacağını, istiklalinden vazgeçmeyeceğini haykırarak kuruldu ve çalışmaya başladı.
 
Bir yıl sonra kabul ettiği teşkilatı esasi kanununa serlevha yaptığı “hakimiyet bila kaydü şart milletindir” düsturunda “millet nedir ve kimdir.?” tanımı yapmaya gerek görmedi. Zira ismindeki “Büyük Millet”, duvarındaki ayette “onlar” denilen kimse millet oydu, ve hakimiyet işte bu milletindi.
 
Büyük Millet yani Türk Milleti nedir,bu gün bir kafa karışıklığı yaşıyorsak bir asır öncesine, 23 Nisan 1920 ye dönüp, emperyalizme meydan okuyarak açılan meclisin kapısına ve duvarına bakmak yeterlidir. O ruha, o azme, o kardeşliğe, o kader birliğine sahip ve -dikkat buyurun- Türkçe konuşan herkes etnik kökenine bakılmaksızın Büyük Milletin mensubu, Türk Milletinin ferdidir. Zira  “Türk demek Türkçe demektir”  ve yüz yıl önce dimdik durarak açtığımız mecliste de Türkçe konuşuluyordu.
 
Bir asır sonra, Kutlu meclisin kurulduğu güne atfedilen “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” nı işte bu anlamı zihnimizden çıkarmadan kutlayacağız.
Bu bayramda, milletin iradesine kasteden çevrelerin, derin güçlerin, hakimiyet-i milliye düsturu önünde baş eğdirileceği açıkça ifade edeceğiz.
 
Milletin mutluluk ve refahının her şeyin üstünde olduğu, “milletin selameti en yüce kanundur-salus populi suprema lex-“  düsturunca iyice anlatacak ; anlamak istemeyen ve halka tepeden bakanlara tekrar ve tekrar izah edeceğiz
 
Çocuklarımızın mutluluk ve geleceklerinin millet olma bilinç ve iradesine bağlı olduğu unutmayacak, bu günü bayram olarak kutlarken gelecekte de bayram coşkusu yaşayabilmek için hakimiyet-i milliye anlayışına sahip çıkacağız.
 
İlk meclisimizin duvarına nakşedilen “Hakimiyet-i Milliye bilâ kayd ü şart milletindir” düsturunu bir slogan, bir duvar yazısının ötesinde,  yaşayan ve çocuklarımızla yaşatılan bir değer olarak hayatımızdın merkezine yerleştireceğiz.
Anayasamızın başlangıç ilkelerinde yer alan “Türklüğün tarihi ve manevi değerlerini” başımızın tacı yaparak, nice yüzyıllar ve bin yıllarca payidar kalacak idrak ve şuuru muhafaza edecek , bu bayramın kendilerine armağan edildiği çocuklarımıza aktaracağız.
 
Kim ne derse desin, neyle itham ederse etsin çocuklarımızı bu değerlerle yetiştirecek ve onları Büyük Milletimizin mensubu, Türk Milletinin ferdi yapacağız.
 
En umutsuz zamanlarda bile “Ya istiklal ya ölüm” diyebilen Türk Milleti olmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.
 
Bu anlamlı günde milletimizin bayramını kutluyor, çocuklarımızı sevgiyle kucaklıyoruz…
 
 
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!
!

YORUMLAR

  • 0 Yorum