Saç ekimi dünyası artık eski usul, zahmetli süreçleri geride bıraktı. Bugünlerde adını sıkça duyduğumuz DHI tekniği, aslında saçın doğallığını bozmadan yapılan titiz bir mühendislik çalışması. "Doğrudan Saç Ekimi" olarak da bilinen bu yöntemi diğerlerinden ayıran en büyük fark, saç köklerinin toplandıktan sonra kanal açma işlemi beklenmeksizin, özel bir medikal kalem (Choi pen) vasıtasıyla direkt nakledilmesi.
Bu yöntemde cerrahlar, donör bölgeden aldıkları greftleri (saç köklerini) özel bir solüsyonda bekletip, saçın çıkış yönüne ve açısına göre kafa derisine tek tek yerleştiriyor. En büyük avantajı ise hastanın iyileşme süresini inanılmaz hızlandırması. Kesik veya dikiş izi olmadığı için operasyon sonrası sosyal hayata dönmek sandığınızdan çok daha kolay oluyor. Özellikle saçını tamamen kazıtmak istemeyenlerin imdadına yetişen bu teknik, estetik kaygıları en aza indiriyor.
Maliyet ve teknoloji açısından bakıldığında, kullanılan özel ekipmanlar başlangıçta bir yatırım gibi görünse de, sonuçların kalıcılığı ve doğallığı bu bütçeyi fazlasıyla karşılıyor. Uzman bir kadronun elinde, doğru folikül sınıflandırmasıyla yapılan bir işlem; sadece yeni saçlar değil, aynı zamanda kaybedilen özgüveni de geri kazandırıyor. Modern kliniklerin son yıllarda bu tekniğe bu kadar ağırlık vermesi tesadüf değil; hedef her zaman en az acıyla en yoğun sonucu almak.













